Basur Nedir? Belirtileri, Evreleri ve Lazerle Tedavi Yöntemleri

Basur Nedir? Belirtileri, Evreleri ve Lazerle Tedavi Yöntemleri - Op. Dr. Selahattin Yitgin

Merhaba, ben Op. Dr. Selahattin Yitgin.

Meslek hayatım boyunca binlerce hastamda gözlemlediğim ortak bir duygu var: Çekinme ve erteleme. Makat bölgesi hastalıkları, ne yazık ki toplumumuzda hala konuşulması zor, “utanılacak” bir durum gibi algılanıyor. Oysa biliyorum ki şu an bu satırları okurken, belki de şiddetli bir ağrı, kanama veya elinize gelen o rahatsız edici şişlik nedeniyle büyük bir endişe içindesiniz. Tuvalete gitmek sizin için bir kabusa dönüşmüş, sosyal hayatınızda sürekli tedirginlik yaşıyor olabilirsiniz.

Size ilk ve en önemli mesajım şudur: Yalnız değilsiniz ve bu sorunu çekmek zorunda değilsiniz.

Hemoroid, yani halk arasındaki adıyla basur, anatomik bir gerçektir ve tedavisi sandığınızdan çok daha kolay, konforlu ve hızlı olabilir. GATA‘da aldığım eğitim ve yıllara dayanan proktoloji tecrübemle şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim; günümüzün modern teknolojileri sayesinde, o korktuğunuz ağrılı ameliyat süreçleri artık geride kaldı. Amacım, sizi sadece tedavi etmek değil, yaşam kalitenizi düşüren bu yükten en konforlu şekilde kurtulmanızı sağlamaktır.

Bu kapsamlı rehberde, basur hastalığıyla ilgili aklınızdaki tüm sorulara şeffaf ve bilimsel yanıtlar bulacaksınız.

Proktoloji uzmanı Op. Dr. Selahattin Yitgin, klinik ortamında asistanı eşliğinde bir hastaya anoskopi cihazı ile detaylı hemoroid ve makat bölgesi muayenesi yapıyor.
Proktoloji uzmanı Op. Dr. Selahattin Yitgin, klinik ortamında asistanı eşliğinde bir hastaya anoskopi cihazı ile detaylı hemoroid ve makat bölgesi muayenesi yapıyor.

Basur Nedir? Neden Oluşur?

Tıbbi adıyla hemoroid, en basit tabiriyle makat (anüs) bölgesindeki toplardamarların genişlemesi, şişmesi ve zamanla makat dışına doğru sarkması durumudur. Bunu bacaklarda görülen varislerin, makat bölgesindeki karşılığı olarak düşünebilirsiniz.

Aslında hepimizde doğuştan “hemoroid yastıkçıkları” bulunur. Bu yastıkçıklar, gaz ve sıvı tutmamıza yardımcı olan, makatın kapanmasını sağlayan süngerimsi, damar yumaklarıdır. Yani anatomimiz için gereklidirler. Ancak, çeşitli nedenlerle bu damarlar üzerindeki basınç arttığında, bağ dokuları gevşer ve bu yastıkçıklar aşağıya doğru kayarak hastalık halini alır. İşte “basur oldum” dediğimiz nokta, bu fizyolojik yapının bozulduğu andır.

Makat Bölgesinin Anatomisi ve Hemoroid Yastıkçıkları

Makat kanalı, son derece hassas sinir uçlarına ve karmaşık bir kas yapısına sahiptir. Sağlıklı bir bireyde, dışkılama sırasında bu yastıkçıklar kanla dolarak darbeyi yumuşatır ve sonrasında eski haline döner. Ancak sürekli ıkınma veya baskı altında bu esneklik kaybolur. Benim tedavi yaklaşımım, bu hassas anatomiyi bozmadan, yani kesip biçmeden sorunu kaynağında çözmek üzerine kuruludur.

Basur Hastalığının Oluşum Mekanizması

Hastalığın temelinde “basınç” yatar. Karın içi basıncını artıran her türlü eylem (aşırı ıkınma, ağır kaldırma, kronik öksürük vb.), makat bölgesindeki toplardamarlarda kanın göllenmesine neden olur. Zamanla damar duvarları incelir, genişler ve yerçekiminin de etkisiyle dışarıya doğru sarkar. Bu sarkma, tuvalet kağıdında gördüğünüz o korkutucu kanamaların veya elinize gelen şişliklerin ana sebebidir.

Hemoroid ile Karıştırılan Diğer Makat Hastalıkları

Hastalarımın en sık düştüğü yanılgı, makat bölgesindeki her ağrıyı, kanamayı veya şişliği basur sanmaktır. Oysa makat çatlağı (Anal Fissür), makat apsesi veya fistül gibi rahatsızlıklar da benzer belirtiler gösterebilir. Örneğin, dışkılama sırasında “cam kesiği” gibi keskin bir acı hissediyorsanız, bu genellikle basurdan ziyade bir çatlaktır. Doğru tanı, doğru tedavinin anahtarıdır. Bu nedenle, internetten edindiğiniz bilgilerle kendi kendinize teşhis koymak yerine, bir proktoloji uzmanının görüşünü almanız hayati önem taşır.

En Yaygın Basur Belirtileri Nelerdir?

Hemoroid, kendini her hastada farklı şekillerde gösterebilir. Kimi hastalarım sadece tuvalet kağıdında gördükleri bir damla kandan endişelenip gelirken, kimileri yıllarca ağrı ve şişlikle yaşamayı “normal” kabul etmiş olabiliyor. Ancak vücudunuzun verdiği sinyalleri doğru okumak, tedavinin başarısı için çok önemlidir. İşte en sık karşılaştığımız belirtiler:

Dışkılama Sırasında Kanama ve Ağrı

En yaygın ve genellikle ilk fark edilen belirti, parlak kırmızı renkli taze kanamadır. Tuvalet kağıdında, dışkının üzerinde veya tuvalet suyunda bu kanı görebilirsiniz. Kanama genellikle ağrısızdır (iç hemoroidlerde), ancak çatlak (fissür) ile birlikteyse şiddetli bir ağrı da eşlik edebilir. Unutmayın, makattan gelen her kanama basur değildir; bu nedenle ayırıcı tanı için mutlaka bir uzman görüşü gerekir.

Makatta Ele Gelen Şişlik (Meme) ve Sarkma

Hastalarımın “makatımda et parçası var” veya “elime meme geliyor” şeklinde tarif ettiği durumdur. İç hemoroidler ilerledikçe dışarı sarkar ve elle içeri itilmesi gerekebilir. Dış hemoroidler ise anüsün hemen girişinde, mavi-mor renkte, ağrılı ve sert şişlikler olarak hissedilir.

Makat Bölgesinde Kaşıntı ve Akıntı

Sarkan hemoroid memeleri, makatın tam kapanmasını engelleyebilir. Bu durum, içeriden sızan mukuslu sıvının (akıntı) çevredeki deriyi tahriş etmesine neden olur. Sonuç olarak, hastayı sosyal ortamda dahi rahatsız eden inatçı bir kaşıntı ve ıslaklık hissi ortaya çıkar.

İç ve Dış Hemoroid Arasındaki Farklar

Tedavi planımızı belirlerken, sorunun “nerede” olduğunu anlamak çok önemlidir. Anatomik olarak “dentate çizgi” dediğimiz sınırın altında veya üstünde olmasına göre ikiye ayırıyoruz.

İç Hemoroid Nedir ve Nasıl Anlaşılır?

Makatın iç kısmında, sinir uçlarının daha az olduğu bölgede gelişirler. Bu nedenle genellikle ağrısızdırlar. En belirgin özelliği kanamadır. İlerleyen evrelerde dışarı sarkarak (prolapsus) belirti verirler. Hasta genellikle “kanamam var ama ağrım yok” şikayetiyle başvurur.

Dış Hemoroid Nedir ve Ağrı Yapar mı?

Makatın dış çevresinde, derinin altında oluşurlar. Bu bölge sinir uçları bakımından çok zengindir, bu yüzden dış hemoroidler oldukça ağrılı, kaşıntılı ve hassastır. Otururken veya yürürken bile rahatsızlık verebilirler.

Tromboze Hemoroid (Boğulmuş Basur) Riski

Bazen hemoroid memesinin içindeki kan pıhtılaşır (tromboz). Bu durumda şişlik aniden büyür, morarır ve dayanılmaz bir ağrıya neden olur. Bu, acil müdahale gerektirebilen, hastayı gece uykusundan uyandıran akut bir durumdur. Böyle bir durumda evde beklemek yerine vakit kaybetmeden kliniğimize başvurmanızı öneririm.

Hemoroidi Tetikleyen Nedenler ve Risk Faktörleri

Hastalarım muayene sırasında sıkça “Hocam, neden ben? Neyi yanlış yaptım?” diye sorarlar. Hemoroid, genellikle tek bir sebebe bağlı değildir; genetik yatkınlığınızın üzerine eklenen yaşam tarzı hatalarının birikimli bir sonucudur. Tetiği çeken en yaygın faktörleri bilmek, hem korunmak hem de tedavi sonrası nüksü önlemek için hayati önem taşır.

Kronik Kabızlık ve Tuvalette Uzun Süre Kalmak

Hemoroidin bir numaralı düşmanı kabızlıktır. Dışkılama sırasında aşırı ıkınmak, makat bölgesindeki basıncı inanılmaz derecede artırır. Buna bir de tuvalette uzun süre oturma alışkanlığı (gazete okumak, telefonla oynamak) eklendiğinde, yerçekimi etkisiyle damarlar aşağıya doğru sarkar. Tuvalet bir dinlenme yeri değildir; ihtiyacınızı giderip çıkmanız, makat sağlığınız için yapabileceğiniz en büyük iyiliktir.

Beslenme Alışkanlıkları ve Hareketsiz Yaşam

Modern şehir hayatı ne yazık ki sindirim sistemimize dost değil. Liften fakir, hazır gıdalarla (fast-food) beslenmek, yeterli su içmemek ve acı-baharatlı yiyecekleri aşırı tüketmek, dışkının sertleşmesine ve kabızlığa yol açar. Ayrıca, gün boyu ofiste veya direksiyon başında oturarak çalışmak, pelvik bölgedeki kan dolaşımını yavaşlatarak hemoroid oluşumuna zemin hazırlar.

Hamilelik ve Genetik Yatkınlık

Özellikle kadın hastalarımda, hamilelik süreci ve doğum anındaki ıkınma, hemoroidin en sık tetikleyicisidir. Bebeğin yaptığı baskı ve değişen hormonlar damarları gevşetir. Eğer ailenizde (anne veya babada) varis veya hemoroid öyküsü varsa, bağ dokunuzun genetik olarak daha zayıf olması muhtemeldir; bu da sizi risk grubuna sokar.

Op. Dr. Selahattin Yitgin, başarılı geçen hemoroid tedavisi sonrası sağlığına kavuşan ve memnuniyetini dile getiren mutlu hastalarıyla birlikte kliniğinde gülümsüyor.
Op. Dr. Selahattin Yitgin, başarılı geçen hemoroid tedavisi sonrası sağlığına kavuşan ve memnuniyetini dile getiren mutlu hastalarıyla birlikte kliniğinde gülümsüyor.

Hemoroid Evreleri: Hastalık Nasıl İlerler?

Hemoroid, bir gecede ortaya çıkan bir durum değildir; zamanla ilerleyen 4 farklı evresi vardır. Tedavi planımızı belirlerken bu evreleme sistemi bize yol gösterir. Erken evrede yakalanan vakalarda tedavi çok daha konforludur.

1. ve 2. Evre: Başlangıç Aşaması ve Belirtileri

1. Evre: Hemoroid memeleri henüz makatın içindedir, dışarıdan görülmezler. En belirgin özelliği ağrısız kanamadır.
2. Evre: Dışkılama sırasında memeler dışarı çıkar ancak ıkınma bittiğinde kendiliğinden içeri girer. Kanama ve kaşıntı görülebilir.

3. Evre: Elle İçeri İtilebilen Sarkmalar

Hastalığın artık hastayı ciddi şekilde rahatsız etmeye başladığı evredir. Dışkılama sırasında dışarı çıkan memeler kendiliğinden içeri girmez, hasta eliyle itmek zorunda kalır. Bu durum hem hijyen sorunlarına hem de ağrı ve dolgunluk hissine yol açar.

4. Evre: İleri Derece ve Kalıcı Sarkma Durumu

Bu, hastalığın son aşamasıdır. Hemoroid memeleri artık sürekli dışarıdadır ve elle itilse bile içeri girmez. Büyük tuvalet yapmak, oturmak ve hatta yürümek bile ızdırap verici olabilir. Tromboz (pıhtılaşma) ve enfeksiyon riski yüksektir. Ancak korkmayın; 4. evrede bile olsanız, modern cerrahi yöntemlerle sizi sağlığınıza kavuşturabiliyoruz.

Modern ve Ameliyatsız Hemoroid Tedavisi: Lazer (LHP) Yöntemi

Geldik en çok merak edilen ve hastalarımın en çok çekindiği konuya: Tedavi. Klasik cerrahi yöntemlerin ağrılı, dikişli ve uzun iyileşme süreçleri gerektiren doğası, ne yazık ki pek çok hastanın tedaviden kaçmasına neden oldu. Ancak tıp teknolojisi yerinde saymıyor. Kliniğimde benimsediğim Lazer Hemoroidoplasti (LHP) yöntemi ile artık “ameliyat” kavramı, yerini “konforlu bir işlem” sürecine bıraktı.

Benim tedavi felsefem şudur: “Mümkün olan en az doku hasarı ile maksimum iyileşme.” İşte lazer tedavisi tam da bu noktada devreye giriyor.

Lazerle Hemoroid Tedavisi Nasıl Yapılır?

Bu işlem, klasik ameliyatların aksine dokunun kesilip çıkarılması (eksizyon) prensibine dayanmaz. İşlem sırasında:

  • Saç teli inceliğinde bir lazer fiberi kullanırım.
  • Hemoroid memesinin içine, herhangi bir kesi yapmadan, sadece milimetrik bir giriş deliğinden ulaşırım.
  • Lazer enerjisi ile genişlemiş damar yumağını içeriden yakarak (termal ablasyon) büzüştürürüm.

Bu işlem sayesinde hemoroid memesi zamanla küçülür ve yok olur. İşlem genellikle lokal anestezi veya hafif sedasyon (uyku hali) altında yapılır, yani işlem sırasında hiçbir şey hissetmezsiniz.

Lazer Tedavisinin Klasik Ameliyata Göre Avantajları (Ağrısız, Kesisiz)

Klasik yöntemlerle kıyasladığımda, lazerin hastalarıma sunduğu avantajlar tartışılmazdır:

  • Ağrısız veya Minimal Ağrı: Kesi ve dikiş olmadığı için, ameliyat sonrası o korkulan şiddetli ağrılar yaşanmaz.
  • Kasları Korur: Makat bölgesindeki gaz ve dışkı tutmamızı sağlayan kaslara (sfinkter) zarar verme riski yoktur. Bu, gaz veya dışkı kaçırma korkusu olan hastalarım için en büyük güvencedir.
  • Kesisiz ve Dikişsiz: Açık yara olmadığı için pansuman derdi veya dikiş aldırma stresi yoktur.
  • Kanama Kontrolü: Lazer, işlem sırasında damarları mühürlediği için kanama riski minimaldir.

Tedavi Sonrası İyileşme Süreci ve Sosyal Hayata Dönüş

Hastalarım genellikle “Hocam, işe ne zaman dönebilirim?” diye sorarlar. Lazer tedavisinin en güzel yanı da budur. İşlemden sonra genellikle aynı gün içinde hastamızı taburcu ederiz. Klasik ameliyatlarda haftalar süren yatak istirahatine gerek yoktur. Çoğu hastam, işlemden 1-2 gün sonra işine ve sosyal hayatına kaldığı yerden devam edebilmektedir. Bu hızlı dönüş, özellikle yoğun çalışma temposuna sahip hastalarım için büyük bir konfor sağlar.

Sıkça Sorulan Sorular (Op. Dr. Selahattin Yitgin Cevaplıyor)

Makat hastalıkları hakkında internette çok fazla bilgi kirliliği olduğunu biliyorum. Hastalarımın muayene sırasında veya sosyal medya üzerinden bana en sık yönelttiği soruları, en doğru ve anlaşılır şekilde aşağıda yanıtladım.

Basur kendiliğinden geçer mi?

Maalesef hayır. Hemoroid, anatomik bir bozulmadır. Genişleyen ve sarkan damar yumağının kendi kendine eski haline dönmesi mümkün değildir. Diyet ve kremlerle sadece şikayetlerinizi (ağrı, yanma) geçici olarak hafifletebilirsiniz, ancak “memeler” orada kalmaya devam eder. Kesin çözüm için profesyonel bir müdahale şarttır.

Basur için hangi doktora gidilir?

Hemoroid ve diğer makat bölgesi hastalıkları için Genel Cerrahi uzmanına başvurmalısınız. Ancak bu alanda özelleşmiş, yani “Proktoloji” (makat hastalıkları bilimi) üzerine yoğunlaşmış hekimleri tercih etmeniz, teşhisin doğruluğu ve tedavinin başarısı açısından size avantaj sağlayacaktır.

Lazerle basur tedavisi ağrılı mıdır?

Hastalarımın en çok şaşırdığı nokta budur. Lazer işlemi (LHP), dokuyu kesmek yerine ısı enerjisiyle büzüştürdüğü için işlem sırasında ve sonrasında ağrı hissi, klasik ameliyatlara kıyasla yok denecek kadar azdır. Çoğu hastam işlemden hemen sonra yürüyerek odasına gitmektedir.

Basur memesi patlatılırsa ne olur?

Halk arasında “basur patlatmak” olarak bilinen eylem, aslında şişen memenin delinmesi veya sıkılmasıdır ki bu son derece tehlikeli ve yanlıştır. Bu durum ciddi enfeksiyonlara, durdurulamayan kanamalara ve apse oluşumuna yol açabilir. Sakın evde böyle bir müdahalede bulunmayınız.

Sıcak su oturma banyosu basur memesini küçültür mü?

Sıcak su, makat bölgesindeki kasları gevşeterek ağrıyı azaltır ve kan dolaşımını rahatlatır. Bu, özellikle kriz dönemlerinde hastayı çok rahatlatır ancak sarkan memeyi yok etmez veya küçültmez. Oturma banyosu bir tedavi yöntemi değil, destekleyici bir rahatlama yöntemidir.

Basur kremleri hastalığı tamamen tedavi eder mi?

Piyasada satılan kremler ve fitiller, ağrı kesici ve ödem çözücü özellikleriyle semptomları baskılar. Ancak sarkan damar yapısını onaramazlar. Kremi bıraktığınızda şikayetleriniz muhtemelen geri dönecektir. Kalıcı çözüm, o damar yapısının lazer veya benzeri yöntemlerle tedavi edilmesidir.

Hamilelikte basur tedavisi yapılabilir mi?

Evet, yapılabilir. Hamilelikte önceliğimiz bebeğin ve annenin güvenliğidir. Genellikle diyet ve medikal tedavilerle süreci yönetiriz. Ancak tromboze olmuş (pıhtılaşmış), çok ağrılı acil durumlarda, gebeliğe zarar vermeyecek lokal müdahalelerle anneyi rahatlatabiliyoruz.

Basur tedavi edilmezse kansere dönüşür mü?

Hayır, hemoroid iyi huylu bir damar hastalığıdır ve kanserleşmez. Ancak burada çok önemli bir “ama” var: Makat kanseri ile hemoroidin belirtileri (kanama, şişlik) birbirine çok benzer. Hastalar “nasıl olsa basurdur” diyerek doktora gitmediklerinde, altta yatan daha ciddi bir hastalığı atlayabilirler. Bu yüzden mutlaka muayene olmalısınız.

Muayene ve tedavi süresi ne kadar sürer?

Teknolojinin bize sunduğu en büyük lüks zamandır. Muayenemiz ortalama 10-15 dakika sürer. Lazerle tedavi işlemi ise hazırlık aşamasıyla birlikte genellikle 15-20 dakika içinde tamamlanır. Yani öğle aranızı bile ayırarak bu sorundan kurtulabilirsiniz.

SGK veya özel sağlık sigortaları lazer tedavisini karşılıyor mu?

Bu durum sigorta poliçenize ve anlaşmalı kurum şartlarına göre değişiklik gösterebilir. En doğru bilgiyi almak ve tedavi planınızı oluşturmak için kliniğimizle iletişime geçebilirsiniz.

Bu Sorunu Ertelemeyin, Hayat Kalitenizi Geri Kazanın!

Sevgili hastam, okuduğunuz üzere basur, çözümsüz veya korkulacak bir hastalık değildir. Ertelediğiniz her gün, sadece çektiğiniz sıkıntıyı uzatır. Lazer teknolojisi ve modern yöntemlerle, ağrısız ve konforlu bir şekilde sağlığınıza kavuşmanız mümkün.

Durumunuzu netleştirmek ve size en uygun tedaviyi belirlemek için kliniğimize bekliyorum.

Ücretsiz Muayene Randevusu Alın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.