Merhaba, ben Op. Dr. Selahattin Yitgin.
Meslek hayatım boyunca proktoloji (makat hastalıkları) alanında binlerce hasta ile görüştüm. Polikliniğime başvuran hastalarımın birçoğu, “Hocam, aslında hiç ağrım yok, sadece tuvalette kan görüyorum. Önemli değildir diye düşündüm ama kanama durmayınca endişelendim,” diyerek söze başlar. Eğer siz de şu an bu satırları okuyorsanız, muhtemelen benzer bir endişeyi taşıyor; tuvalet kağıdında veya klozet suyunda gördüğünüz o parlak kırmızı kanın ne anlama geldiğini sorguluyorsunuz.
Size ilk olarak şunu söylemek isterim: Yalnız değilsiniz ve endişelerinizde haklısınız. Makat bölgesinden gelen kanama, miktarı ne olursa olsun, vücudunuzun size gönderdiği bir “yardım çağrısıdır.” Ancak toplumumuzda hemoroid (basur) denilince akla hep “şiddetli ağrı” geldiği için, ağrısız kanamalar ne yazık ki uzun süre ihmal edilebiliyor. İşte “İç Hemoroid” dediğimiz, sessiz ama sinsi ilerleyen bu tablo, tam da bu ihmal sürecinde sağlığınızdan çalmaya başlar.
Bu makalede, ağrı yapmadığı için “gizli” kalan ancak tedavi edilmediğinde ciddi kansızlık (anemi) ve halsizliğe yol açabilen iç hemoroidin tüm detaylarını sizinle paylaşacağım. Amacım sizi korkutmak değil; aksine, modern tıbbın sunduğu lazer gibi ameliyatsız ve konforlu çözümlerle bu sorunun üstesinden ne kadar kolay gelebileceğinizi göstermektir. Gelin, bu gizli tehlikeyi birlikte tanıyalım ve sağlığınızı riske atmadan nasıl çözüm bulabileceğimize bakalım.
İçindekiler
İç Hemoroid (Gizli Basur) Nedir?
Hemoroid, en basit tanımıyla makat bölgesindeki toplardamarların genişlemesi ve yastıkçıkların sarkması durumudur. Ancak bu hastalık, oluştuğu bölgeye göre ikiye ayrılır ve belirtileri birbirinden tamamen farklıdır. İç hemoroid, adından da anlaşılacağı üzere makatın iç kısmında (rektumun alt bölümünde) gelişir. Bu bölge, ağrı sinirleri bakımından oldukça fakirdir. İşte bu yüzden, iç hemoroidler başlangıç aşamasında hastalarda herhangi bir ağrıya veya sızıya neden olmazlar.
Hastalarımın çoğu, “Hocam hiçbir yerim ağrımıyor ama tuvalet kağıdında kan görüyorum” dediklerinde, aslında vücutlarının ağrı sinyali veremediği bu bölgedeki sorunu tarif etmiş oluyorlar. Bu durum, hastalığın sinsi bir şekilde ilerlemesine ve tedavi için geç kalınmasına neden olabiliyor.
İç ve Dış Hemoroid Arasındaki Temel Farklar
Hastalarım muayene sırasında sıkça “Benimkisi hangisi?” diye sorarlar. Bu ayrımı yapabilmeniz için size basit bir kılavuz sunmak istiyorum:
- Dış Hemoroid: Makatın dış çeperinde, derinin altında oluşur. Elinize bir şişlik (meme) gelir. Bu bölge sinir uçları bakımından zengin olduğu için genellikle ağrılıdır, kaşınır ve otururken rahatsızlık verir.
- İç Hemoroid: Makatın içindedir ve genellikle görülmez veya hissedilmez. En belirgin özelliği ağrısız, parlak kırmızı renkli kanamadır. İleri evrelerde dışarı sarkma yapabilir ancak bu sarkma başlangıçta kendiliğinden içeri girer.
İç Hemoroidin Evreleri: Kanamadan Sarkmaya Giden Süreç
İç hemoroid bir anda ortaya çıkmaz, zamanla ilerleyen bir süreçtir. Biz doktorlar, tedavi planını belirlerken hastalığı 4 evrede değerlendiririz. Sizin de hangi aşamada olduğunuzu tahmin edebilmeniz için bu evreleri şöyle özetleyebilirim:
- 1. Evre (Başlangıç): Dışarı sarkan bir meme yoktur. Sadece anoskop muayenesinde görülür. En tipik belirtisi tuvalet kağıdına veya damlama şeklinde tuvalete bulaşan kanamadır.
- 2. Evre: Dışkılama sırasında ıkınmayla birlikte hemoroid memesi dışarı çıkar, ancak işlem bitince kendiliğinden içeri girer. Kanama ve hafif dolgunluk hissi olabilir.
- 3. Evre: Hemoroid memeleri dışkılama sırasında dışarı çıkar ancak kendiliğinden içeri girmez. Hastanın parmağıyla içeri itmesi gerekir. Bu evrede kanama, akıntı ve kaşıntı şikayetleri artar.
- 4. Evre (İleri Aşama): Hemoroid memeleri artık sürekli dışarıdadır ve içeri itilemez. Ağrı, kanama, akıntı ve iç çamaşırda kirlenme hayatı kabusa çevirir.

Lütfen unutmayın; evre ne kadar ilerlerse, tedavi de o kadar karmaşıklaşabilir. Ancak iyi haber şu ki; özellikle Lazer (LHP) gibi modern yöntemlerle, 1., 2. ve 3. evre iç hemoroidleri, hatta uygun vakalarda 4. evreyi bile konforlu bir şekilde tedavi edebiliyoruz.
Sinsi Tehlike: Hemoroid Kanaması ve Kansızlık (Anemi) İlişkisi
Pek çok hastam, poliklinik kapısından içeri girdiğinde şu cümleyi kurar: “Hocam, kanamam var ama canım hiç yanmıyor. O yüzden geçer diye bekledim.” İşte iç hemoroidin en büyük tuzağı tam olarak budur. Ağrı, vücudumuzun alarm sistemidir; ancak iç hemoroidler ağrısız olduğu için bu alarm çalmaz. Siz tehlikenin geçtiğini veya önemsiz olduğunu düşünürken, vücudunuz her tuvalet ziyaretinde damla damla kan, yani can kaybeder.
“Ağrım Yok Ama Kanama Var”: Makattan Gelen Kan Neden Ciddiye Alınmalı?
Makattan gelen kanama, tıp literatüründe “Rektal Kanama” olarak adlandırılır ve sebebi ne olursa olsun asla normal kabul edilmez. İç hemoroid kaynaklı kanamalar genellikle dışkılama sırasında veya hemen sonrasında, damlama veya fışkırma şeklinde görülür. Ağrısız olması sizi yanıltmasın; bu durum, bir musluğun contası bozulduğunda damla damla su kaçırmasına benzer. Günlük hayatta fark etmediğiniz o küçük kayıplar, aylar içinde vücudunuzun kan rezervlerini ciddi oranda düşürebilir.
Halsizlik ve Çabuk Yorulma: Demir Eksikliği Anemisi Belirtileri
Kronik hale gelen, yani uzun süre devam eden az miktardaki hemoroid kanamaları, zamanla demir eksikliği anemisi’ne (Kansızlık) yol açar. Eğer aşağıdaki belirtileri yaşıyorsanız, hemoroidiniz sadece makat bölgenizi değil, genel sağlığınızı da etkilemeye başlamış demektir:
- Sabahları yorgun uyanma ve sürekli halsizlik hali,
- Merdiven çıkarken veya yürürken nefes nefese kalma,
- Çarpıntı ve göğüs ağrısı,
- Saç dökülmesi ve tırnaklarda kırılma,
- Ciltte solukluk,
- Konsantrasyon bozukluğu ve unutkanlık.

Bu şikayetlerle Dahiliye bölümlerine başvuran pek çok hastada, sorunun kaynağının aslında yıllardır ihmal edilen iç hemoroidler olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu yüzden tedaviyi ertelemek, sadece makat sağlığınızı değil, yaşam enerjinizi de riske atmaktır.
Kanama Rengi Bize Ne Söyler? (Parlak Kırmızı vs. Koyu Renk)
Hastalarımın en çok merak ettiği konulardan biri de kanın rengidir. “Hocam kan kıpkırmızıydı, çok korktum” diyen hastalarıma her zaman şunu açıklarım: Kanın rengi, kanamanın nereden kaynaklandığına dair bize çok önemli ipuçları verir.
- Parlak Kırmızı Kan: Genellikle makat bölgesine yakın, “alt gastrointestinal sistem” kaynaklı kanamalardır. İç hemoroid kanamaları %90 oranında açık, parlak kırmızı renktedir.
- Koyu Kırmızı, Siyah veya Katran Rengi Kan: Bu, mide veya ince bağırsak gibi daha üst bölgelerdeki bir kanamanın sindirilmiş halidir. Bu durum hemoroidden ziyade ülser veya başka mide rahatsızlıklarını işaret edebilir.
Ancak unutmayın; kanamanın rengi ne olursa olsun, kesin teşhis için mutlaka bir Proktoloji uzmanı tarafından detaylı bir muayene yapılmalıdır.
Ağrı Olmadan Gelişen Diğer İç Hemoroid Belirtileri
Kanamayı bir kenara bırakırsak, hastalarımın çoğu polikliniğime “tarif edemedikleri” bir rahatsızlık hissiyle gelirler. “Hocam, sanki orada bir şey var, tam temizlenemiyorum gibi hissediyorum” derler. İşte bu hisler, sessizce büyüyen iç hemoroid pakelerinin varlığına işaret eder. Gelin, ağrı olmadan da hayatı zorlaştıran bu belirtilere yakından bakalım.
Tuvalet Sonrası Tam Boşalamama ve Dolgunluk Hissi
İç hemoroidler, makat kanalının içindeki damarların şişmesiyle oluşur. Bu şişlikler, zamanla kanalın çapını daraltır veya dışkılama sırasında bir “tıkaç” gibi davranır. Tuvaletinizi yapıp çıktıktan hemen sonra bile sanki hala tuvaletiniz varmış gibi bir hisse kapılabilirsiniz. Tıbbi olarak “tenesmus” dediğimiz bu tam boşalamama ve dolgunluk hissi, hastaları tekrar tekrar tuvalete gitmeye zorlar. Ancak ne kadar ıkınırsanız ıkının, o dolgunluk hissi şişmiş damarlardan kaynaklandığı için geçmez. Bu durum, gereksiz ıkınmalara ve hastalığın daha da ilerlemesine neden olan bir kısır döngü yaratır.
İç Çamaşırda Kirlenme ve Makat Akıntısı
Makat kaslarımız, normal şartlarda sızdırmazlık sağlayan mükemmel bir mekanizmaya sahiptir. Ancak iç hemoroid memeleri büyüyüp makat kanalından aşağıya doğru sarkmaya başladığında, bu “conta” görevi gören mekanizmayı tam kapanamaz hale getirebilir. Sonuç olarak, bağırsak içindeki mukus (sümüksü sıvı) veya az miktarda dışkı dışarı sızabilir. Hastalarım bunu genellikle “Ne kadar temizlensem de iç çamaşırımda kirlenme oluyor” şeklinde ifade ederler. Bu bir hijyen eksikliği değil, mekanik bir sorundur.
Makatta Islaklık ve Buna Bağlı Kaşıntı
Yukarıda bahsettiğim sızıntı ve akıntı, makat çevresindeki hassas derinin sürekli nemli ve ıslak kalmasına neden olur. Nemli kalan bölge zamanla tahriş olur ve bu durum dayanılmaz bir kaşıntıya (Pruritus Ani) yol açar. Pek çok hasta bu kaşıntıyı “kıl kurdu” veya mantar zannederek çeşitli kremler kullanır ancak asıl sebep olan iç hemoroid tedavi edilmediği sürece, ne yazık ki kaşıntı ve ıslaklık hissi kalıcı olarak düzelmez.
İç Hemoroid Neden Olur? Altta Yatan Tetikleyiciler
Hastalarım tedavi sürecine başladığımızda sıklıkla şu soruyu sorarlar: “Hocam, neden ben? Nerede yanlış yaptım?” Aslında iç hemoroid, bir günde ortaya çıkan bir hastalık değildir. Vücudumuzun yıllar içinde biriken yanlış alışkanlıklara verdiği bir tepkidir. Genetik yatkınlık bir faktör olsa da, asıl tetikleyici genellikle yaşam tarzımızdır. Gelin, bu “gizli basuru” besleyen ana sebeplere birlikte bakalım.
Kronik Kabızlık ve Tuvalette Uzun Süre Ikınma
İç hemoroidin bir numaralı düşmanı şüphesiz ki kabızlıktır. Dışkılama sırasında aşırı ıkınmak, karın içi basıncını artırır ve makat bölgesindeki toplardamarlara binen yükü katlar. Bu basınç, damarların zamanla genişlemesine ve sarkmasına neden olur. Ayrıca, tuvalette uzun süre oturmak (gazete okumak, telefonla oynamak) yerçekimi etkisiyle makat bölgesinde bir vakum etkisi yaratır ve kanın o bölgeye göllenmesine yol açar. Hastalarıma hep şunu söylerim: “Tuvalet bir dinlenme veya okuma alanı değildir, ihtiyacınızı giderin ve çıkın.”
Beslenme Hataları ve Yetersiz Su Tüketimi
Günümüzün hızlı temposunda ne yazık ki “lif fakiri” besleniyoruz. Hazır gıdalar, beyaz ekmek, hamur işleri ve fast-food ağırlıklı beslenme, bağırsak hareketlerini yavaşlatır ve dışkının sertleşmesine neden olur. Sertleşen dışkı, makat kanalından geçerken iç hemoroid yastıkçıklarını tahriş eder ve kanamaya yol açar. Buna bir de yetersiz su tüketimi eklendiğinde, kabızlık kaçınılmaz hale gelir. Unutmayın, su bağırsaklarınızın en iyi kayganlaştırıcısıdır.
Hareketsiz Yaşam ve Mesleki Riskler
Vücudumuz hareket etmek üzerine tasarlanmıştır. Ancak modern yaşam bizi sandalyelere mahkum ediyor. Özellikle ofis çalışanları, uzun yol şoförleri, pilotlar gibi gününün büyük kısmını oturarak geçiren meslek gruplarında iç hemoroid görülme sıklığı çok daha yüksektir. Uzun süre oturmak, kan dolaşımını yavaşlatır ve makat bölgesindeki basıncı artırır. Eğer masa başı bir işiniz varsa, saat başı 5 dakikalık kısa yürüyüşler yapmak bile bu riski azaltmak için önemli bir adımdır.
İç Hemoroid Tedavisinde Modern Yöntemler: Lazer Konforu
Pek çok hastamın iç hemoroid tedavisini ertelemesinin altındaki en büyük neden, çevreden duydukları “ameliyat sonrası çok ağrı çekersin” şeklindeki korkutucu hikayelerdir. Ancak şunu net bir şekilde belirtmeliyim ki; o hikayeler artık geçmişte kaldı. Günümüz teknolojisi ve benimimsediğim minimal invaziv (doku koruyucu) yaklaşım sayesinde, artık iç hemoroidleri neşter vurmadan, kesip dikmeden tedavi edebiliyoruz. İşte “Lazer Konforu” dediğim süreç tam olarak budur.

Lazerle Hemoroid Tedavisi (LHP) Nedir ve Nasıl Uygulanır?
Lazer Hemoroidoplasti (LHP), özellikle 2. ve 3. evre iç hemoroidlerde “altın standart” olarak kabul ettiğim son derece etkili bir yöntemdir. Bu işlemde, saç teli inceliğinde bir lazer probu kullanıyoruz. İşlem sırasında herhangi bir kesi yapmıyoruz. Lazer probu ile hemoroid memesinin içine giriyor ve kontrollü bir ısı enerjisi uyguluyoruz. Bu enerji, genişlemiş damar yumağını içeriden “mühürleyerek” büzüşmesini sağlıyor. Yani sorunu, dokuyu kesip atmak yerine, yerinde küçülterek ve kurutarak çözüyoruz.
Ameliyatsız İç Basur Tedavisinin Klasik Cerrahiye Göre Avantajları
Klasik cerrahide (Hemoroidektomi) dokular kesilip çıkarıldığı için iyileşme süreci ağrılı ve uzun olabilir. Oysa Lazerle Hemoroid Tedavisi, hasta konforunu merkeze alan şu avantajları sunar:
- Ağrısız veya Minimal Ağrılıdır: Kesi ve dikiş olmadığı için, işlem sonrası ağrı klasik yöntemlere göre yok denecek kadar azdır.
- Kaslar Zarar Görmez: Makat kaslarına (sfinkter) dokunulmadığı için gaz veya dışkı kaçırma riski oluşmaz.
- Kanamasızdır: Lazerin yakma özelliği sayesinde kanama riski minimumdur.
- Tekrarlama Riski Düşüktür: Damar kökü kurutulduğu için nüks oranı oldukça düşüktür.
- Kısa Sürede Tamamlanır: İşlem genellikle 10-15 dakika gibi kısa bir sürede biter.
Tedavi Süreci: İşlem Sonrası Sosyal Hayata Dönüş
Hastalarımın en çok sevdiği kısım da burasıdır. Lazer tedavisinden sonra hastanede yatmanıza gerek kalmaz. Aynı gün taburcu olabilir ve yürüyerek evinize dönebilirsiniz. Ertesi gün işinize veya sosyal hayatınıza kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. Uzun pansumanlar, oturma simitleri veya haftalarca süren istirahatler lazer tedavisinde söz konusu değildir. Amacım, sizi sadece sağlığınıza kavuşturmak değil, aynı zamanda yaşam kalitenizden ödün vermeden bu süreci atlatmanızı sağlamaktır.
Tedavi Edilmeyen İç Hemoroidin Riskleri ve Komplikasyonlar
Hastalarımın çoğu, iç hemoroidin sadece “kanama yapan basit bir damar genişlemesi” olduğunu düşünerek tedaviyi erteleme eğilimindedir. Ancak maalesef hemoroid, kendi kendine geçen veya olduğu gibi kalan bir hastalık değildir; ilerleyici bir yapıya sahiptir. “Zamanla geçer” diye beklemek, ne yazık ki sadece sorunun büyümesine ve tedavinin daha kompleks hale gelmesine neden olur. Gelin, ihmal edilen iç hemoroidlerin yol açabileceği iki ana risk tablosuna bakalım.
Hemoroid Memesinin Dışarı Sarkması (Prolapsus)
İç hemoroidler başlangıçta sadece kanama ile kendini gösterirken, zamanla yerçekimi ve ıkınmanın etkisiyle makat kanalından dışarıya doğru kaymaya başlar. Biz buna tıpta “Prolapsus” adını veriyoruz. Başlangıçta dışkılama sonrası kendiliğinden içeri giren bu memeler, zamanla parmakla itilmek zorunda kalınır ve son aşamada artık içeri girmez hale gelir. Bu durum sadece fiziksel bir zorluk değildir; dışarıda kalan memeler iç çamaşıra sürtünerek tahriş olur, sürekli ıslaklık ve kötü kokuya neden olarak hastanın sosyal hayatını ciddi şekilde kısıtlar.
Boğulmuş Basur (Tromboze Hemoroid) Riski
İç hemoroidin en korkulan ve acil müdahale gerektiren komplikasyonu “Boğulmuş Basur”dur. Dışarı sarkan hemoroid memesi, makat kasları tarafından sıkıştırılırsa kan dolaşımı bozulur ve meme içinde kan pıhtısı (tromboz) oluşur. Bu durum, o zamana kadar “ağrısız” olan hastalığı bir anda “dayanılmaz, zonklayıcı bir ağrıya” dönüştürür. Hasta oturamaz, yürüyemez hale gelir ve meme rengi morarıp kararır. Bu aşamaya gelmeden, yani henüz yolun başındayken lazer gibi konforlu yöntemlerle 10 dakikada çözülebilecek bir sorunu, acil bir operasyon riskine dönüştürmemek sizin elinizdedir.
İç Hemoroid ve Kanama Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Polikliniğimde ve sosyal medya hesaplarımda hastalarımdan gelen en yaygın soruları sizler için derledim. İşte iç hemoroid ve kanama ile ilgili merak edilenler:
İç hemoroid kendiliğinden geçer mi?
Maalesef hayır. İç hemoroid, damar yapısının bozulmasıyla oluşan mekanik bir sorundur. Kremler veya bitkisel kürler semptomları geçici olarak hafifletse de, genişlemiş damar yumağını (memeyi) yok edemez. Tedavi edilmezse evre atlayarak ilerlemeye devam eder.
Makat kanaması kanser belirtisi olabilir mi?
Bu, hastalarımın en büyük korkusudur. Makat kanamalarının %90’dan fazlası hemoroid veya çatlak gibi iyi huylu nedenlerden kaynaklanır. Ancak rektum ve kolon kanseri de benzer şekilde kanama yapabilir. Bu nedenle, “basurdur geçer” demeden, kanamanın gerçek sebebini bir uzman muayenesiyle netleştirmek hayati önem taşır.
Hemoroid kanaması ne kadar sürer?
Kanamalar genellikle ataklar halinde gelir. Kabızlık veya ishal dönemlerinde birkaç gün sürebilir. Ancak bazı hastalarda her tuvalet sonrası damlama şeklinde kronikleşebilir. Süre ne olursa olsun, kanama “normal” bir durum değildir ve kansızlığa yol açmadan müdahale edilmelidir.
İç hemoroid patlaması tehlikeli midir?
Halk arasında “patlama” olarak tabir edilen durum, genellikle hemoroid memesinin kanayarak boşalmasıdır. Bu, o anlık bir rahatlama hissi verse de, açık bir yara oluştuğu için enfeksiyon riski doğurur. Ayrıca kontrolsüz ve şiddetli bir kanama yaşanırsa acil tıbbi müdahale gerekebilir.
Lazerle tedavi sonrası kanama olur mu?
Lazerle tedavi (LHP) sonrasında, iyileşme dokusunun atılmasına bağlı olarak ilk 1-2 hafta tuvalet kağıdında lekelenme tarzında çok hafif kanamalar görülebilir. Bu beklediğimiz ve normal bir süreçtir. Klasik ameliyatlardaki gibi yoğun kanamalar yaşanmaz.
İç hemoroid muayenesi acıtır mı?
Kesinlikle hayır. İç hemoroid bölgesi ağrı sinirlerinden yoksundur. Muayene sırasında veya anoskop (küçük bir görüntüleme aleti) ile bakıldığında herhangi bir acı hissetmezsiniz. Utanma duygusuyla sağlığınızı ertelememeniz için muayene sürecini en konforlu şekilde yürütüyoruz.
Kan yapan yiyecekler hemoroidi iyileştirir mi?
Pekmez, kuru üzüm, ciğer gibi demir açısından zengin gıdalar, hemoroidin neden olduğu kansızlığı (anemi) toparlamaya yardımcı olur. Ancak kanamanın kaynağı olan hemoroid memesini kurutmazlar. Musluğu tamir etmeden havuza su doldurmaya benzer; asıl çözüm hemoroidin tedavi edilmesidir.
Hamilelikte iç hemoroid bebeğe zarar verir mi?
Hemoroidin bebeğe doğrudan bir zararı yoktur. Ancak annede şiddetli kansızlık (anemi) gelişirse, bu durum bebeğin gelişimini dolaylı olarak etkileyebilir. Gebelik döneminde bebeğe zarar vermeyen özel yaklaşımlarla hastalarımızı rahatlatabiliyoruz.
Kolonoskopi gerekli midir?
Eğer hasta 40-50 yaş üzerindeyse, ailesinde bağırsak kanseri öyküsü varsa veya kanama şüpheli bir nitelikteyse; hemoroid teşhisi koysak bile, altta yatan başka bir sorun (polip, tümör vb.) olmadığından emin olmak için kolonoskopi isteyebiliriz. Bu tamamen tedbir amaçlıdır.
Hangi doktora gitmeliyim?
Makat bölgesi hastalıkları için gitmeniz gereken bölüm Genel Cerrahi‘dir. Ancak bu alanda özelleşmiş, özellikle makat hastalıklarıyla ilgilenen bir Proktoloji uzmanına başvurmanız, doğru teşhis ve güncel tedavi seçeneklerine (lazer vb.) ulaşmanız açısından en doğrusudur.
Sonuç: Sağlığınızı Şansa Bırakmayın
Değerli okurum, makalenin başında da belirttiğim gibi; “Ağrım yok” diyerek kanamayı görmezden gelmek, vücudunuzun sessizce güç kaybetmesine izin vermektir. İç hemoroid, modern tıbbın sunduğu lazer teknolojisi sayesinde artık korkulu rüya olmaktan çıkmıştır. Hastanede yatmadan, ağrı çekmeden, dikişsiz ve kesisiz bir şekilde sağlığınıza kavuşmak varken, bu sinsi hastalığın yaşam enerjinizi çalmasına izin vermeyin.
Durumunuzu netleştirmek, kansızlık riskinizi değerlendirmek ve size en uygun tedavi yöntemini belirlemek için İstanbul Şişli’deki kliniğimde sizi misafir etmekten mutluluk duyarım. Sağlıklı ve konforlu günler dilerim.
Ücretsiz Ön Görüşme İçin Bize Ulaşın
Ağrısız, kesisiz Lazerle Hemoroid Tedavisi hakkında detaylı bilgi almak ve Op. Dr. Selahattin Yitgin ile görüşmek için hemen randevunuzu oluşturun.
Telefon & WhatsApp: +90 545 358 87 83
Adres: Mecidiyeköy Mah. Atakan Sk. No:7/9, Şişli, İstanbul



ÖZDEN ERDAL
8 Ocak 2026Ben Ankara’da oturuyorum, burada şubeniz var mı?
Selahattin Yitgin
8 Ocak 2026Merhabalar, ilginiz ve güveniniz için çok teşekkür ederim.
Şu an için Ankara’da veya başka bir şehirde şubemiz bulunmamaktadır. Bizzat kendi uyguladığım tedavilerim için hastalarımızı yalnızca İstanbul, Şişli (Mecidiyeköy)’deki kliniğimizde misafir etmekteyim. Şehir dışından günübirlik gelip tedavi olan pek çok hastamız oluyor; süreç hakkında detaylı bilgi almak isterseniz asistanlarımız size yardımcı olmaktan mutluluk duyacaktır.
Sağlıklı günler dilerim.
İletişim ve Randevu: +90 545 358 87 83
Adres: Mecidiyeköy Mah. Atakan Sk. No:7/9, Şişli, İstanbul
Op. Dr. Selahattin Yitgin
Proktoloji ve Genel Cerrahi Uzmanı
Bahar Yağlıdere
26 Ocak 2026Ben izmirdeyim sizin yeriniz nerede ve lazar operasyon ücreti ne kadar
Selahattin Yitgin
27 Ocak 2026Merhaba Bahar Hanım,
Öncelikle geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum, İzmir’e selamlar.
Kliniğimiz İstanbul, Şişli / Mecidiyeköy‘dedir. Şehir dışından gelen hastalarımızı sıklıkla misafir etmekteyiz; uyguladığımız lazer gibi minimal invaziv yöntemler sayesinde hastalarımız genellikle aynı gün içinde sosyal yaşamlarına dönebilmektedir.
Operasyon ücretleri, hastalığın evresine ve mevcut durumunuza göre değişiklik gösterebileceği için sizi muayene etmeden buradan net bir fiyat belirtmemiz tıbbi açıdan doğru olmaz. Ancak asistanlarımla görüşerek süreç ve ortalama fiyatlar hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.
Bize 0545 358 87 83 numaralı telefondan veya WhatsApp üzerinden dilediğiniz zaman ulaşabilirsiniz.
Sağlıklı günler dilerim.
Op. Dr. Selahattin Yitgin
Genel Cerrahi Uzmanı