Lazerle Hemoroid Tedavisi Gerçekten Ağrısız mı? Uzman Görüşü ve İyileşme Süreci

Lazerle Hemoroid Tedavisi Gerçekten Ağrısız mı? Uzman Görüşü ve İyileşme Süreci: Op. Dr. Selahattin Yitgin Anlatıyor

Merhaba, ben Op. Dr. Selahattin Yitgin.

Meslek hayatım boyunca binlerce hemoroid hastasıyla görüştüm. İster iş adamı olsun, ister ev hanımı, isterse genç bir üniversite öğrencisi; muayenehanemdeki koltuğa oturan hemen herkesin gözlerinde aynı endişeyi görüyorum: “Hocam, ameliyat olursam çok ağrım olur mu? Tuvalete çıkarken cam kesiği gibi acı çeker miyim?”

Bu korku o kadar baskın ki, hastalarım genellikle ağrıya dayanmak imkansız hale gelene kadar, yani hastalık son evreye ulaşana kadar tedaviyi erteliyorlar. Çevrenizden duyduğunuz, haftalarca yatağa mahkûm eden, ağrılı klasik ameliyat hikayelerini biliyorum. Ancak size güzel bir haberim var: Tıp teknolojisi son 10 yılda devrim niteliğinde değişti. Artık lazerle hemoroid tedavisisayesinde, o korktuğunuz senaryoları yaşamak zorunda değilsiniz. Bu yazıda, lazer tedavisinin neden “ağrısız” olarak nitelendirildiğini ve iyileşme sürecinde sizi nelerin beklediğini tüm şeffaflığıyla anlatacağım.

“Ameliyat Olursam Çok Ağrım Olur mu?” Korkusu ve Modern Tıbbın Cevabı

Eskiden hemoroid (basur) ameliyatı denildiğinde akla neşter, dikişler ve uzun pansuman süreçleri gelirdi. Bu klasik yöntemlerde (hemoroidektomi), sorunlu bölge kesilip çıkarıldığı için iyileşme süreci doğal olarak ağrılı olurdu. Hastalarımın korkuları, ne yazık ki bu eski yöntemlerin bıraktığı kötü hatıralardan kaynaklanıyor.

Klasik Cerrahi Travması vs. Lazer Teknolojisinin Konforu

Modern tıbbın cevabı nettir: Dokuya zarar vermezsen, ağrı olmaz. Klasik cerrahideki “kesip çıkarma” mantığının aksine, modern yöntemlerde hedefimiz “koruyarak tedavi etmek”tir. Lazer (LHP), VAAFT gibi minimal invaziv (küçük müdahaleli) yöntemler, makat bölgesindeki hassas sinir uçlarına ve kas dokusuna zarar vermeden, sadece sorunu yaratan damarı hedefler. Kesik yoksa, açık yara yoksa; iyileşmesi gereken büyük bir travma da yoktur.

Op. Dr. Selahattin Yitgin’in Deneyimi: Hastalar İşlemden Sonra Ne Hissediyor?

Klinik tecrübemde, lazer işlemi uyguladığım hastaların işlemden hemen sonraki ilk tepkisi genellikle şaşkınlık oluyor: “Hocam bitti mi gerçekten? Ben daha başlamadık sanıyordum.”

Lazerle tedavi olan hastalarım, işlemden çıktıktan sonra yürüyerek odalarına giderler. Narkozun etkisi geçtikten sonra hissettikleri şey, dayanılmaz bir acı değil, genellikle “orada bir işlem yapılmış” hissi veren hafif bir dolgunluk veya baskı hissidir. Bu his de basit ağrı kesicilerle tamamen kontrol altına alınabilir. Benim için bir cerrah olarak en büyük mutluluk, hastamın işlemden bir gün sonra “Hocam, yıllardır çektiğim eziyet 10 dakikada bitti, keşke bu kadar beklemeseydim” diyerek teşekkür etmesidir.

İstanbul'da gerçekleştirdiği başarılı ve ağrısız lazerle hemoroid tedavisi sonrası ekibiyle birlikte güven veren Op. Dr. Selahattin Yitgin.
İstanbul’da gerçekleştirdiği başarılı ve ağrısız lazerle hemoroid tedavisi sonrası ekibiyle birlikte güven veren Op. Dr. Selahattin Yitgin.

Lazerle Hemoroid Tedavisi (LHP) Nedir? Kesip Dikmeden Nasıl İyileşme Sağlanır?

Hastalarımın en sık sorduğu sorulardan biri şudur: “Hocam, kesip atmadan o meme nasıl yok olacak?”

Lazerle Hemoroid Prosedürü (LHP), adından da anlaşılacağı gibi, yüksek enerjili lazer ışınlarını kullanarak hemoroid pakelerini (memelerini) içeriden tedavi eden bir yöntemdir. Bu işlemde neşter, makas veya dikiş iğnesi kullanılmaz. Saç teli inceliğindeki fiber optik bir kablo ile hemoroid memesinin içine girilir ve tedavi doğrudan sorunun kaynağına uygulanır.

İşlemin Mantığı: Damarı “Yakarak” Değil “Büzüştürerek” Söndürme

Halk arasında lazer tedavisi bazen yanlış bir şekilde “yakma işlemi” olarak bilinir. Oysa yaptığımız işlem kontrolsüz bir yakma değil, kontrollü bir koagülasyon (pıhtılaştırma ve büzüştürme) işlemidir. Lazer enerjisi, hemoroid memesini besleyen atardamarı kapatır ve memenin içindeki genişlemiş dokuyu ısıyla büzüştürür.

Bunu şöyle hayal edebilirsiniz: Tıpkı bir üzüm tanesinin suyunu kaybederek kuru üzüme dönüşmesi ve küçülmesi gibi, lazer uygulanan hemoroid memesi de beslenemediği için zamanla küçülür, söner ve vücut tarafından emilerek yok olur. İşlem sırasında sağlam dokuya zarar verilmediği için “yanık acısı” değil, sadece iyileşme sürecinin doğal bir parçası olan hafif bir hassasiyet yaşanır.

Doku Bütünlüğünün Korunması ve Makat Kaslarına Zarar Verilmemesi

Klasik ameliyatların en büyük riski, makat bölgesindeki hassas cildin ve dışkı tutmayı sağlayan kasların (sfinkter kasları) zarar görme ihtimalidir. Bu durum, ameliyat sonrası gaz veya dışkı kaçırma gibi hastayı sosyal hayattan koparan komplikasyonlara yol açabilir.

Lazer (LHP) yönteminde ise mukoza (makat iç derisi) ve kas yapısı tamamen korunur. İşlem sadece memenin içine uygulanır. Dışarıda açık bir yara, kesi veya dikiş olmadığı için enfeksiyon riski minimumdur ve kaslarınız zarar görmediği için tuvalet tutma fonksiyonunuzda herhangi bir bozulma yaşanmaz. Bu, benim bir cerrah olarak lazeri tercih etmemdeki en büyük etkendir: Önce zarar verme (Primum non nocere).

Klasik Ameliyat ile Lazer Tedavisi Arasındaki 5 Kritik Fark

Hastalarım bana sıkça “Hocam, haşır neşir olduğumuz o eski usul ameliyatlarla bu lazerin farkı ne?” diye sorarlar. Tıbbi literatürdeki verilere ve kendi klinik tecrübelerime dayanarak, bu iki yöntem arasındaki farkı 5 ana başlıkta özetleyebilirim:

1. Fark: Ağrı Düzeyi ve Konfor (Cam Kesiği Hissinin Olmaması)

Klasik cerrahide (Hemoroidektomi), hemoroid memesi kesilerek çıkarılır ve bölgeye dikiş atılır. Bu, dışkılama sırasında ve sonrasında hastalarda “cam kesiği” veya “diken batması” gibi tarif edilen şiddetli ağrılara neden olabilir. Lazerle hemoroid tedavisinde ise kesi ve dikiş yoktur[cite: 11]. Doku bütünlüğü bozulmadığı için işlem sonrası ağrı minimaldir ve standart ağrı kesicilerle kolayca yönetilebilir.

2. Fark: İyileşme Süresi (Haftalar Değil, Günler)

Klasik ameliyat olan bir hastanın işine ve sosyal hayatına dönmesi 15-20 günü, bazen bir ayı bulabilir. Lazer tedavisinde ise hedefimiz sizi aynı gün veya ertesi gün sosyal hayatınıza döndürmektir[cite: 12]. Hastalarım genellikle işlemden 1-2 gün sonra ofislerine dönebilmekte, günlük rutinlerine kaldıkları yerden devam edebilmektedir.

3. Fark: Kanama ve Enfeksiyon Riski

Açık yara demek, enfeksiyon riski demektir. Klasik yöntemde geniş bir yara yüzeyi oluşurken, lazer tedavisinde sadece milimetrik bir giriş noktası vardır. Ayrıca lazer, damarı kapatırken aynı zamanda sterilizasyon sağladığı için işlem sonrası kanama ve enfeksiyon riski, klasik yöntemlere göre çok daha düşüktür.

4. Fark: Gaz ve Dışkı Tutma Sorunu (İnkontinans) Riski

Bu, hastaların en korktuğu komplikasyondur. Klasik cerrahide, hemoroid memesini çıkarırken yanlışlıkla makat kaslarına (sfinkter) zarar verilme ihtimali, düşük de olsa vardır. Bu durum gaz veya dışkı kaçırmaya yol açabilir. Lazer (LHP) yöntemi ise kas koruyucu bir cerrahidir; kaslara dokunulmaz, sadece hedef damar büzüştürülür. Bu sayede gaz/dışkı kaçırma riski ortadan kaldırılır[cite: 88].

5. Fark: Narkoz ve Hastanede Yatış Süresi

Klasik ameliyatlar genellikle genel anestezi veya belden uyuşturma (spinal anestezi) gerektirir ve en az bir gece hastane yatışı zorunludur. Lazer tedavisi ise sıklıkla sedasyon (hafif uyku hali) ve lokal anestezi altında yapılır. Hastanede yatmanıza gerek kalmaz, işlemden birkaç saat sonra yürüyerek taburcu olabilirsiniz.

Lazerle Tedavi Süreci: Muayeneden Taburculuğa Sizi Neler Bekliyor?

Korkunun kaynağı genellikle bilinmezliktir. Kliniğime geldiğiniz andan itibaren yaşayacağınız süreci şeffaflıkla anlatmak istiyorum:

İşlem Öncesi Hazırlık ve Anestezi Türü

Detaylı bir muayene ve ultrasonik inceleme sonrası lazer kararı aldıysak, basit kan tahlilleri yapılır. Bağırsak temizliği için size vereceğimiz lavman ile hazırlık tamamlanır. İşlem sırasında kesinlikle ağrı duymamanız için anestezi uzmanımız tarafından size “sedasyon” uygulanır. Yani damardan yapılan bir ilaçla 10-15 dakikalık derin bir uykuya dalarsınız; ne iğne acısı ne de işlem sırasında herhangi bir şey hissedersiniz.

İşlem Anı: Ortalama 10-15 Dakikalık Prosedür

Siz uykudayken, özel lazer probumuzla hemoroid memelerinin içine girer ve atışlarımızı yaparız. Ortalama 3-4 memeye müdahale etmek toplamda sadece 10-15 dakika sürer. Kesme, biçme, dikiş atma işlemleriyle zaman kaybedilmez.

İşlem Sonrası: İlk Tuvalet ve Eve Dönüş

Uyandıktan sonra odanıza alınırsınız. Yaklaşık 1-2 saatlik bir dinlenme ve gözlem süresinden sonra, bir şeyler yiyip içebilir ve yürüyerek hastaneden ayrılabilirsiniz. Hastalarımın en büyük korkusu olan “ilk tuvalet” deneyimi, lazer tedavisinden sonra kâbus olmaktan çıkar; hafif bir yanma dışında büyük bir zorluk yaşanmaz.

Lazer Tedavisi Kimler İçin Uygundur? Hangi Evrelerde Başarılıdır?

Her tedavi her hasta için uygun olmayabilir. Lazerle hemoroid tedavisinin (LHP) en yüksek başarı oranına ulaştığı hasta grupları şunlardır:

Kanama Şikayeti Olan 1. ve 2. Evre Hastalar

Tuvalet kağıdında veya damlama şeklinde kanama şikayeti olan ancak henüz belirgin bir meme sarkması yaşamayan veya memeleri kendiliğinden içeri giren hastalar için lazer, altın standarttır. Bu evrede damar lazerle mühürlenir ve kanama anında kesilir. Hasta, cerrahi bir travma yaşamadan hastalığın ilerlemesini durdurmuş olur.

Sarkan Memeleri Olan 3. Evre Hastalar ve Kombine Tedaviler

Dışkılama sırasında dışarı çıkan ve elle itilmesi gereken memelere sahip 3. evre hastalarda da lazer son derece etkilidir. Lazerin büzüştürücü etkisi (shrinkage), memenin hacmini küçültür ve yukarı doğru asılmasını (lift) sağlar. Çok ileri vakalarda veya kombine (iç ve dış) hemoroidlerde, lazeri diğer minimal invaziv yöntemlerle birleştirerek hastaya özel çözümler üretebiliyoruz.

Op. Dr. Selahattin Yitgin tarafından uygulanan ameliyatsız yöntemlerle sağlığına kavuşan, hemoroid tedavisi sonrası memnuniyetini paylaşan genç hasta.
Op. Dr. Selahattin Yitgin tarafından uygulanan ameliyatsız yöntemlerle sağlığına kavuşan, hemoroid tedavisi sonrası memnuniyetini paylaşan genç hasta.

Lazerle Hemoroid Tedavisi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Muayenehanemde hastalarımdan en sık duyduğum soruları ve cevaplarını, aklınızda hiçbir şüphe kalmaması için aşağıda derledim:

Lazerle tedaviden sonra basur tekrarlar mı?

Lazerle yakılan (büzüştürülen) damar ve meme dokusu kaybolur, yani aynı yerden nüks etme ihtimali çok düşüktür. Ancak, hemoroid bir yaşam tarzı hastalığıdır. Eğer kronik kabızlığınız devam ederse veya tuvalette uzun oturma alışkanlığınızı değiştirmezseniz, farklı bir damar yapısından yeni bir hemoroid oluşabilir. Bu nedenle tedavi sonrası size vereceğim beslenme önerileri, nüksü önlemenin anahtarıdır.

İşlem sırasında tamamen uyutuluyor muyum?

Genellikle “sedasyon” dediğimiz, damardan verilen ilaçla sağlanan hafif bir uyku hali ve bölgesel uyuşturma (lokal anestezi) tercih edilir. Bu sayede ne iğne acısını ne de işlemi hissedersiniz; ancak derin bir genel anestezi (entübasyon) almadığınız için uyanmanız ve toparlanmanız çok hızlı olur.

Lazerle basur tedavisinin fiyatı neye göre değişir?

Fiyatlandırma; hastalığın evresine, kullanılacak lazer probunun türüne (tek kullanımlık sarf malzemeleri) ve işlemin yapılacağı hastaneye göre değişiklik gösterebilir. En doğru bilgiyi, ücretsiz ön değerlendirme muayenemiz sonrasında alabilirsiniz.

Tedaviden hemen sonra işe dönebilir miyim?

Hastalarımızın büyük bir çoğunluğu işlemden 1 gün sonra, masa başı çalışanlar ise bazen aynı gün içinde işlerine dönebilmektedir. Klasik ameliyattaki gibi haftalarca süren rapor dönemlerine ihtiyaç duyulmaz.

Lazer işlemi dikiş gerektirir mi?

Hayır. Lazerle hemoroid tedavisi (LHP) kesi yapılmadan, doğal deliklerden girilerek uygulandığı için dikiş atılmaz ve dikiş aldırma derdi yoktur.

SGK veya özel sigortalar lazer tedavisini karşılıyor mu?

Özel sağlık sigortaları ve tamamlayıcı sigortaların kapsamı poliçenize göre değişiklik gösterebilir. Anlaşmalı kurumlarımız ve güncel kapsam bilgisi için kliniğimizin iletişim hattından asistanlarımızla görüşebilirsiniz.

Çok ilerlemiş (4. evre) basurda lazer işe yarar mı?

4. evre, memelerin sürekli dışarıda olduğu en ileri aşamadır. Bu durumda bile, hastanın konforunu artırmak ve klasik cerrahinin yükünü hafifletmek için lazer veya kombine yöntemler (Lazer + Mukopeksi vb.) uygulanabilir. Karar, detaylı muayene sonucunda verilir.

Lazerle hemoroid tedavisi cinsel hayatı etkiler mi?

Lazer tedavisi, cinsel fonksiyonları etkileyen sinirlere veya dokulara zarar vermez. İyileşme çok hızlı olduğu için hastalarımız kısa süre içinde normal cinsel yaşamlarına dönebilirler.

Hamileler veya emziren anneler lazer olabilir mi?

Emziren annelerde lazer tedavisinin (anestezi türü ayarlanarak) uygulanmasında bir sakınca yoktur. Hamilelikte ise genellikle ilk tercih diyet ve medikal tedavilerdir; ancak acil durumlarda (tromboz vb.) hasta-hekim kararıyla minimal müdahaleler yapılabilir.

İşlem sonrası tuvalete çıkarken acı olur mu?

İşlemden sonraki ilk birkaç gün, tuvalet sırasında hafif bir yanma veya sızlama hissedilebilir. Ancak bu his, klasik ameliyattaki “cam kesiği” acısıyla kıyaslanamayacak kadar hafiftir ve basit ağrı kesicilerle geçer.


Ağrısız Bir Yaşam İçin Ertelemeyin

Teknolojinin sunduğu bu imkanlar varken, ağrı çekmek veya korkuyla yaşamak kaderiniz değil. Op. Dr. Selahattin Yitgin olarak amacım, sizi en konforlu şekilde sağlığınıza kavuşturmak ve sosyal hayatınızdan koparmadan tedavinizi tamamlamaktır.

Durumunuzu değerlendirmek ve size en uygun tedavi yöntemini belirlemek için kliniğimize ücretsiz muayene randevusu alabilir, sorularınız için bize dilediğiniz zaman ulaşabilirsiniz.

3 Yorum

  • İç Hemoroid Ve Kanama: Gizli Anemi | Dr. Selahattin Yitgin

    3 Ocak 2026

    […] Ağrısız, kesisiz Lazerle Hemoroid Tedavisi hakkında detaylı bilgi almak ve Op. Dr. Selahattin Yitgin ile görüşmek için hemen randevunuzu oluşturun. […]

  • İsa

    16 Ocak 2026

    Merhaba hocam ben bir ay oldu lazer ameliyatın ile 3 tane hemoroid paketi yok edildi ama büyük abdese çıkarken ağrım oluyor…. halen ağrım geçmedi.

    • Selahattin Yitgin

      27 Ocak 2026

      Merhaba İsa Bey,

      Öncelikle çok geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

      Lazerle hemoroid tedavisi, klasik yöntemlere göre genellikle çok daha hızlı iyileşen ve doku hasarının minimal olduğu bir yöntemdir. Ancak her hastanın iyileşme süreci doku yapısına ve işlem yapılan bölgenin genişliğine göre farklılık gösterebilir.

      Birinci ayın sonunda dışkılama esnasında ağrının devam etmesi; bölgede iyileşmenin henüz tamamlanmadığına, dışkı sertliğine bağlı tahrişe veya eşlik eden bir makat çatlağı (anal fissür) durumuna işaret edebilir. Bu süreçte kabız kalmamaya, bol su tüketmeye ve dışkıyı yumuşatacak lifli gıdalarla beslenmeye maksimum özen göstermeniz ağrıyı hafifletmek adına çok önemlidir.

      Şikayetiniz devam ettiği için operasyonu gerçekleştiren hekiminizle görüşmeniz en doğrusu olacaktır. Eğer farklı bir görüş almak veya muayene olmak isterseniz, kliniğimiz İstanbul, Şişli / Mecidiyeköy‘dedir.

      Bize 0545 358 87 83 numaralı telefondan veya WhatsApp üzerinden ulaşarak detaylı bilgi alabilirsiniz.

      Acil şifalar dilerim.

      Op. Dr. Selahattin Yitgin
      Genel Cerrahi Uzmanı

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.