Merhaba, ben Op. Dr. Selahattin Yitgin. Fistül ameliyatından eve döndünüz, doktorunuz size bir kutu gazlı bez ve birkaç talimat verdi, ama şu an muhtemelen o talimatları hatırlamıyor ya da nasıl uygulayacağınızı tam olarak bilmiyorsunuz. Belki de yara yerine ilk kez kendi elinizle dokunmaktan çekiniyorsunuz, belki de "acaba yanlış bir şey yapıp iyileşmeyi geciktirir miyim" diye endişeleniyorsunuz. Bu son derece anlaşılır bir kaygı; çünkü bu bölge hem görmesi zor hem de dokunması hassas bir yer. Bu yazıda, evde gün gün nasıl pansuman yapacağınızı, nelere dikkat etmeniz gerektiğini ve ne zaman endişelenmeniz gerektiğini adım adım anlatacağım.
Yara Neden Özel Bakım İster? Açık Yara ve Sekonder İyileşme
Fistül ameliyatlarının büyük çoğunluğunda cerrah, fistül traktını (kanal yolunu) açtıktan sonra yarayı tamamen dikmez, açık bırakır. Bu size garip gelebilir ama aslında bilinçli bir tercihtir. Çünkü bu bölgede kapalı dikişler enfeksiyon riskini artırabilir ve apse oluşumuna zemin hazırlayabilir. Açık bırakılan yara, içten dışa doğru, tabandan yüzeye doğru kapanır; buna sekonder iyileşme denir.
Sekonder İyileşme Ne Demek?
Normal bir kesik yaranın dikişle birleştirilip birkaç günde kapanmasına birincil iyileşme diyoruz. Fistül ameliyatlarında ise yara boşluğu vücudun kendi granülasyon dokusuyla, yani yeni damarlanan pembe-kırmızı dokuyla, yavaş yavaş doldurulur. Bu süreç genellikle haftalar, bazen aylar sürebilir. Sabırsızlanmanız çok doğal, ama bu yavaşlık aslında yaranın düzgün ve sağlam kapanması için gereklidir.
Açık bırakılmış bir yara, kapalı bir yaraya göre çok daha fazla dış etkene açıktır. Dışkı, idrar, ter, iç çamaşırın sürtünmesi gibi etkenler bu bölgede sürekli mevcuttur. Bu yüzden düzenli ve doğru pansuman, yaranın hem temiz kalmasını hem de düzgün dolarak kapanmasını sağlar. Pansumanı ihmal etmek ya da yanlış yapmak, iyileşmeyi haftalarca uzatabilir.
Vücudunuzun bu bölgede kendi kendine tamir mekanizması aslında oldukça etkilidir. Granülasyon dokusu dediğimiz o pembemsi, hafif kanamaya meyilli doku, aslında yeni damarların ve bağ dokusunun bir arada geliştiği sağlıklı bir yapıdır. Bu dokuyu gördüğünüzde korkmayın; tam tersine bu, yaranızın iyileşme yönünde ilerlediğinin bir göstergesidir. Zamanla bu doku üzerine ince bir cilt tabakası (epitelyum) oturur ve yara tamamen kapanmış olur.
Bazı hastalarımız, yara boşluğunun derinliğini ellerindeki telefonla ölçüp doktoruna göndermeye çalışıyor ya da internetten bulduğu görsellerle kendi yarasını karşılaştırıyor. Bunu yapmanıza gerek yok; her yaranın derinliği, genişliği ve iyileşme hızı farklıdır. Sizin için doğru referans noktası, kendi doktorunuzun kontrol muayenelerinde verdiği geri bildirimdir.
Neden Hemen Dikilmiyor?
Bazı hastalarımız "neden doktorum yarayı hemen dikip kapatmadı" diye soruyor. Cevap basit: Fistül kanalının içinde bakteri barındıran doku bulunur ve bu dokuyu tamamen temizlemeden yarayı kapatırsanız, enfeksiyon içeride hapsolur ve yeniden apse gelişebilir. Bu nedenle açık bırakma, aslında sizi tekrar ameliyat masasına dönmekten koruyan bir yöntemdir.
Ameliyat tekniğine göre bazı durumlarda cerrah, fistül kanalının bir kısmını kapatabilir, bir kısmını açık bırakabilir; buna kısmi kapatma yaklaşımları denir. Hangi yöntemin sizin için uygulandığını bilmek istiyorsanız, ameliyat notlarınızı kontrol muayenesinde doktorunuzla birlikte gözden geçirebilirsiniz. Bu, hem sürecin ne kadar süreceğini anlamanıza hem de evde bakım beklentinizi doğru şekillendirmenize yardımcı olur.
Evde Pansuman Genel Kurallar: Malzeme ve Sterilite

Fistül ameliyatı sonrası pansuman nasıl yapılır sorusunun cevabı aslında birkaç basit prensibe dayanır: temizlik, nazik dokunuş ve düzenlilik. Steril bir ameliyathane ortamı evde mümkün değil, ama "temiz teknik" dediğimiz basit kurallara uyarak enfeksiyon riskini büyük ölçüde azaltabilirsiniz.
Gerekli Malzemeler Nelerdir?
Genellikle ihtiyacınız olacak malzemeler şunlardır: steril gazlı bezler, serum fizyolojik (tuzlu su) ya da doktorunuzun önerdiği antiseptik solüsyon, tek kullanımlık eldiven, makas ve doktorunuzun reçete ettiği varsa merhem ya da pomat. Bunları eczaneden kolayca temin edebilirsiniz. Pahalı özel ürünlere ihtiyacınız yok; önemli olan doğru ve düzenli uygulama.
Pansuman öncesi ellerinizi mutlaka sabunla yıkayın ve mümkünse eldiven takın. Eldiven takmak zorunlu değil ama özellikle ilk günlerde ek bir güven duygusu sağlar. Kullandığınız gazlı bezleri her seferinde yenisiyle değiştirin, asla aynı bezi tekrar kullanmayın.
Malzemelerinizi saklarken de dikkatli olun. Gazlı bezleri açık paketten çıkarıp banyoda nemli bir dolapta bekletmek yerine, kuru ve temiz bir kutuda saklayın. Serum fizyolojik ampullerini açtıktan sonra tek seferde kullanıp atın, açık ampulü bir sonraki pansumana saklamayın; çünkü açılmış ampul artık steril kabul edilmez ve bakteri üremesine zemin hazırlayabilir.
Bazı hastalarımız pansuman malzemelerini birden fazla kişiyle, örneğin eşiyle ya da aynı evde yaşayan bir aile bireriyle paylaşıyor. Bu, özellikle makas gibi tekrar kullanılabilir aletlerde dikkat edilmesi gereken bir noktadır. Makasınızı her kullanımdan sonra alkollü mendille silmeniz, çapraz bulaşı önlemek adına faydalı bir alışkanlıktır.
Sterilite Neden Bu Kadar Önemli?
Makat bölgesi vücudun en fazla bakteri barındıran alanlarından biridir. Dışkı ile sürekli temas, nemli ortam ve sürtünme, bu bölgeyi enfeksiyon açısından hassas kılar. Kirli ellerle ya da kullanılmış malzemeyle yapılan pansuman, yarayı iyileştirmek yerine yeni bir enfeksiyon kapısı açabilir. T.C. Sağlık Bakanlığı evde yara bakımı rehberlerinde de vurgulandığı gibi, el hijyeni ve temiz malzeme kullanımı yara bakımının temelini oluşturur.
Kıl dönmesi pansumanı nasıl yapılır diye araştırma yapan hastalarımız da benzer prensiplerle karşılaşır; çünkü kıl dönmesi ameliyatı sonrası açık bırakılan yaralar da fistül yaraları gibi sekonder iyileşme sürecinden geçer. Temel mantık aynıdır: temizlik, nazik dokunuş, düzenlilik.
Günlük hayatta dikkat etmeniz gereken bir diğer nokta, tuvalet sonrası temizliktir. Sert tuvalet kağıdı yerine ıslak, parfümsüz temizlik mendilleri ya da doğrudan ılık suyla yıkama tercih edilebilir. Tuvalet sonrası yara bölgesini ovarak değil, hafifçe tamponlayarak kurutmak, hem ağrıyı azaltır hem de yeni bir tahrişi önler.
Gün Gün Yara İzleme: 1-3, 4-7 ve 2. Hafta
Yaranızın her günü aynı görünmez, bu normaldir. Aşağıda hangi dönemde ne beklemeniz gerektiğini anlatıyorum, böylece kafanızdaki soru işaretleri azalacak.
İlk 1-3 Gün
Ameliyattan sonraki ilk üç gün, yara yerinde hafif kanamalı, pembe-kırmızı renkte bir görünüm beklenir. Gazlı bezde az miktarda kanlı ya da sulu sızıntı görmeniz oldukça normaldir. Bu dönemde ağrı ve rahatsızlık hissi en yoğun olduğu dönemdir; doktorunuzun önerdiği ağrı kesicileri düzenli kullanmaktan çekinmeyin.
Bu ilk günlerde pansumanı genellikle günde bir ya da iki kez yenilemeniz istenir. Oturma pozisyonuna dikkat etmek, mümkünse yumuşak bir yastık kullanmak bu dönemde işinizi kolaylaştırır. Proktolojik ameliyatlar sonrası genel bakım önerileri hakkında daha ayrıntılı bilgiyi proktolojik ameliyatlar sonrası yazımızda bulabilirsiniz.
İlk günlerde bağırsak hareketlerinizin de biraz yavaşlamış olması normaldir; ameliyat sırasında verilen ilaçlar ve hareket kısıtlılığı buna neden olabilir. Bol su içmek, doktorunuzun önerdiği lifli beslenme düzenine geçmek, tuvalete çıkarken zorlanmamanızı sağlar. Zorlanarak yapılan tuvalet ihtiyacı, taze yara üzerinde ek bir gerilme ve ağrıya yol açabilir.
Bu dönemde günlük hayatınızda küçük ayarlamalar yapmanız gerekebilir. Uzun süre ayakta durmak yerine sık sık kısa molalar vermek, araba kullanırken uzun yolculuklardan kaçınmak, işe dönüş tarihini doktorunuzla birlikte belirlemek, iyileşme sürecinizi rahatlatır.
4-7 Gün Arası
Birinci haftanın ortasına doğru kanama belirgin şekilde azalır, yara yerinde açık sarımsı ya da berrak bir sızıntı görülmesi beklenir. Bu dönemde ağrı da genellikle hafifler ama tamamen kaybolmaz. Yara kenarlarında hafif bir kabuklanma başlayabilir; bu kabukları asla kendiniz koparmayın, doğal olarak dökülmesini bekleyin.
Bu haftada pansuman sıklığınızı doktorunuzun önerisine göre günde bir keze indirebilirsiniz. Yaranın büyüklüğüne göre bu süreç kişiden kişiye değişebilir, bu yüzden kendi durumunuzu komşunuzun ya da tanıdığınızın deneyimiyle kıyaslamayın.
Bu dönemde bazı hastalarımız yara yerinde hafif kaşıntı hissettiklerini söylüyor. Kaşıntı, iyileşen dokuların bir parçası olarak sıklıkla görülür ve genellikle endişe verici değildir. Ancak bölgeyi tırnaklarınızla kaşımak yerine, doktorunuzun önerdiği bir merhemle hafifçe rahatlatmayı tercih edin; tırnakla kaşımak açık yarada yeni bir yaralanmaya ve enfeksiyona zemin hazırlayabilir.
Bu haftanın sonuna doğru günlük aktivitelerinize kademeli olarak dönmeye başlayabilirsiniz. Yine de ağır kaldırma, uzun süreli oturma gerektiren işler ve yoğun fiziksel egzersizden doktorunuzun izni olmadan kaçınmanız önemlidir.
2. Hafta ve Sonrası
İkinci haftaya gelindiğinde yara boşluğu genellikle belirgin şekilde küçülmeye başlar. Akıntı miktarı azalır, renk açılır. Fistül ameliyatı sonrası akıntı ne kadar sürer sorusunun cevabı burada netleşir: Çoğu hastada hafif sulu akıntı iki ile dört hafta arası devam edebilir, ama bu süre yaranın derinliğine ve genişliğine göre uzayabilir.
Bu dönemde kontrol muayenelerine düzenli gitmek çok önemlidir. Doktorunuz yara boşluğunun düzgün taban dolgusu yapıp yapmadığını, dıştan içe kapanmanın doğru sırayla ilerleyip ilerlemediğini kontrol eder. Erken kapanma bazen içeride cep (boşluk) kalmasına yol açabilir, bu yüzden dıştan görüntüye bakarak "kapandı" hükmüne kendi başınıza varmayın.
Bazı hastalarımız ikinci haftada işe dönüş, spor salonuna geri dönüş ya da cinsel hayatlarına dönüş konusunda sorular soruyor. Bu konuların hepsi tamamen yaranızın durumuna, ameliyatın kapsamına ve doktorunuzun değerlendirmesine bağlıdır. Genel bir kural vermek yerine, bu tür kararları mutlaka kontrol muayenesinde doktorunuzla birlikte netleştirmenizi öneririm.
Uzayan iyileşme süreçlerinde motivasyon kaybı yaşamak son derece doğaldır. Özellikle üçüncü ya da dördüncü haftaya gelindiğinde hâlâ hafif akıntı görmek bazı hastalarımızı endişelendirebiliyor. Bu noktada unutmamanız gereken şey, her yaranın kendi hızında ilerlediği ve düzenli kontrol muayeneleriyle bu sürecin doktorunuz tarafından yakından takip edildiğidir.
Bu Belirtiler Varsa Beklemeyin
Yara bakımında en çok sorulan sorulardan biri, ne zaman doktoru aramanız gerektiğidir. Aşağıdaki belirtiler, bekleme lüksünüz olmadığının işaretleridir.
Kötü Koku ve Sarı-Yeşil Akıntı
Normal iyileşme sürecinde hafif bir koku olabilir, ama keskin, kötü kokulu bir akıntı fark ederseniz bu enfeksiyon işareti olabilir. Aynı şekilde akıntının rengi berrak ya da hafif sarımsıdan koyu sarı, yeşil ya da bulanık bir hale dönüşüyorsa bu da dikkat etmeniz gereken bir durumdur. Bu tür değişiklikler genellikle bakteriyel bir enfeksiyonun geliştiğine işaret eder ve doktorunuza mutlaka bildirmelisiniz.
Akıntı renginin değişmesiyle birlikte gazlı bezde beklenmedik miktarda ıslanma da dikkatinizi çekmelidir. Örneğin bir gün önce yarım gazlı bez ıslanırken, birden tüm bezi ıslatan bol miktarda akıntı görüyorsanız, bu değişimi doktorunuza aktarmanız gerekir. Akıntı miktarındaki ani artış, içeride küçük bir enfeksiyon odağının işareti olabilir.
Kızarıklık, Şişlik ve Ateş
Yara çevresinde giderek artan kızarıklık, dokunmakla artan hassasiyet, belirgin şişlik ya da sıcaklık hissi, vücudunuzun enfeksiyonla mücadele ettiğinin işaretleri olabilir. Bu tabloya 38 derece ve üzeri ateş eşlik ediyorsa, bu durum makat apsesi ameliyatı sonrası pansuman sürecinde de sık karşılaşılan bir uyarı işaretidir ve aynı ciddiyetle ele alınmalıdır.
Bu belirtilerin hiçbiri panik yapmanızı gerektirmez, ama zaman kaybetmeden doktorunuzla iletişime geçmenizi gerektirir. Çoğu zaman basit bir antibiyotik düzenlemesi ya da kontrol muayenesiyle durum çözülür; asıl önemli olan bu belirtileri fark ettiğinizde beklemek yerine harekete geçmenizdir.
Ateşin yanı sıra titreme, halsizlik, iştahsızlık gibi genel vücut belirtileri de bazen enfeksiyonun ilk işaretleri arasında yer alabilir. Özellikle geceleri artan bir ağrı, sabaha karşı belirginleşen şişlik hissi, dikkatle izlemeniz gereken bulgulardır. Bu tür durumlarda sabahı beklemek yerine, mümkünse gece nöbetçi bir sağlık kuruluşuna başvurmak daha güvenli bir yaklaşımdır.
Diğer Uyarı İşaretleri
Şiddetli ve giderek artan ağrı, ağrı kesicilere rağmen geçmeyen sancı, yara yerinden gelen belirgin şişkin bir kabarıklık ya da genel halsizlik-titreme hissi de göz ardı edilmemesi gereken belirtiler arasındadır. Bu tür durumlarda telefonla doktorunuzu aramak, beklemekten her zaman daha güvenlidir.
Bazı hastalarımız, kanamanın ilk günlerden sonra tekrar başlaması ya da giderek artmasından endişe ediyor. Hafif noktasal kanama zaman zaman normal olsa da, tuvalet kağıdını ya da iç çamaşırını belirgin şekilde kirletecek düzeyde tekrarlayan kanama, doktorunuzla paylaşmanız gereken bir bulgudur. Aynı şekilde idrar yaparken ya da dışkılama sırasında bölgede ani ve keskin bir ağrı hissetmeniz de değerlendirilmesi gereken bir durumdur.
Adım Adım Pansuman
Şimdi elinize sünger değil, gerçek bir rehber verelim. İşte evde uygulayabileceğiniz basit ve güvenli pansuman adımları.
Hazırlık Aşaması
- Ellerinizi sabunla en az yirmi saniye yıkayın, mümkünse tek kullanımlık eldiven giyin.
- Tüm malzemelerinizi (gazlı bez, serum fizyolojik, merhem, çöp poşeti) önceden hazır bir yere koyun.
- Aydınlık bir alan seçin; ayakta duran bir ayna yardımıyla ya da güvenilir birinden yardım alarak yarayı net görebileceğiniz bir pozisyon alın.
Temizlik Aşaması
- Eski pansumanı yavaşça, sertçe çekmeden çıkarın. Yapışmışsa serum fizyolojikle nemlendirip sonra çıkarın.
- Yara bölgesini ılık su ya da serum fizyolojik ile nazikçe yıkayın; ovalamayın, sadece hafifçe temas ettirin.
- Temiz bir gazlı bezle bölgeyi bastırmadan, hafifçe tamponlayarak kurulayın.
Kapatma Aşaması
- Doktorunuz önerdiyse merhemi ince bir tabaka halinde yara üzerine sürün.
- Temiz gazlı bezi yara üzerine yerleştirin, gerekiyorsa tespit edici bir bantla ya da özel iç çamaşırıyla sabitleyin.
- Kullanılan malzemeleri ayrı bir poşete koyup atın, ellerinizi tekrar yıkayın.
Bu adımları her seferinde aynı sırayla uygularsanız hem zamanla alışkanlık kazanırsınız hem de yara bakımı size daha az korkutucu gelmeye başlar. Unutmayın, doktorunuzun size özel verdiği talimatlar her zaman önceliklidir; bu yazı genel bir rehber niteliğindedir.
Pansumanda Sık Yapılan Hatalar
En sık karşılaştığımız hatalardan biri, yarayı "daha çabuk iyileşsin" diye sık sık ve sert bir şekilde temizlemeye çalışmaktır. Oysa aşırı temizlik, yeni oluşan hassas granülasyon dokusunu tahriş edebilir ve iyileşmeyi hızlandırmak yerine yavaşlatabilir. Bir diğer sık hata, pamuklu çubuk ya da alkol bazlı dezenfektanların doğrudan yara içine uygulanmasıdır; bu maddeler sağlıklı dokuya da zarar verebileceğinden doktorunuz özellikle önermediği sürece kullanılmamalıdır.
Bazı hastalarımız da gazlı bezi çok sıkı sararak ya da bölgeye aşırı bastırarak sabitliyor. Bu, hem ağrıyı artırır hem de bölgedeki kan dolaşımını olumsuz etkileyebilir. Gazlı bezin nazikçe, ama yerinden oynamayacak şekilde sabitlenmesi yeterlidir. Ayrıca pansuman malzemesini değiştirmeyi unutup uzun süre aynı bezle beklemek de nem birikimine ve enfeksiyon riskine yol açabilir; bu nedenle doktorunuzun belirlediği pansuman sıklığına sadık kalmak önemlidir.
Evde Nelerden Kaçınılmalı?
Yara üzerine kendi başınıza pudra, talk pudrası, doğal yağlar ya da internette önerilen ev yapımı karışımlar uygulamak kesinlikle önerilmez. Bu tür maddeler, doktorunuz tarafından önerilmediği sürece hem tahriş hem de enfeksiyon riskini artırabilir. Aynı şekilde sıkı, sentetik iç çamaşırları yerine pamuklu ve bol kesimli iç çamaşırları tercih etmek, bölgenin nefes almasına ve nem birikiminin azalmasına yardımcı olur.
Op. Dr. Selahattin Yitgin'in Notu
Bu süreçte yalnız olmadığınızı bilmenizi isterim. Fistül ameliyatı sonrası pansuman evde biraz zaman ve sabır isteyen bir süreç olsa da, doğru bilgiyle çoğu hasta bu dönemi rahatlıkla atlatabiliyor. Şişli'deki muayenehanemde, ameliyat sonrası kontrol muayenelerinde yara bakımınızı birlikte değerlendiriyor, gerektiğinde pansuman tekniğini size bizzat göstermekten çekinmiyorum.
Hastalarımın en sık dile getirdiği kaygılardan biri, "acaba bu süreç normalden mi uzun sürüyor" sorusu oluyor. Bu soruyu kendi kendinize sormak yerine, düzenli kontrol muayenelerinde bana sormanızı, yaranızı birlikte gözlemlememizi öneririm. Her yara kendi ritminde ilerler ve bu ritmi en iyi değerlendirebilecek kişi, sizi ameliyat eden ve sürecinizi takip eden doktorunuzdur.
Eğer şu anda fistül şikayetleriyle yaşıyorsanız ya da ameliyat sonrası sürecinizde endişeleriniz varsa, anal fistül tedavisi ve makat apsesi tedavisi hakkında ayrıntılı bilgi almak için bekliyorum. Randevu ve detaylı bilgi için iletişim sayfamdan bana ulaşabilirsiniz. Unutmayın, her tedavi kararı ancak muayene sonrasında, sizin özel durumunuza göre verilebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Fistül ameliyatı sonrası yara ne kadar sürede kapanır?
Fistül ameliyatı sonrası yara kapanma süresi kişiden kişiye ve yaranın derinliğine göre değişir. Genellikle birkaç hafta ile birkaç ay arasında tamamen kapanma beklenir. Yara açık bırakıldığı ve içten dışa doğru dolarak kapandığı için sabırlı olmak gerekir. Düzenli kontrol muayeneleriyle doktorunuz iyileşme hızınızı takip eder ve sürecin normal ilerleyip ilerlemediğini değerlendirir.
Her pansumanda ağrı normal mi?
Pansuman sırasında hafif bir rahatsızlık ya da yanma hissi olması beklenen bir durumdur, özellikle ilk günlerde. Ancak şiddetli, giderek artan ya da dayanılmaz bir ağrı normal kabul edilmez. Ağrı kesici kullanmanıza rağmen ağrı geçmiyorsa ya da zamanla kötüleşiyorsa, bu durumu doktorunuza mutlaka bildirmelisiniz; enfeksiyon ya da başka bir sorun olabilir.
Pansuman için ne sıklıkla hastaneye gitmeliyim?
Pansuman sıklığı ve hastane kontrol aralığı doktorunuzun size özel önerisine göre değişir. Genellikle ilk hafta daha sık kontrol istenirken, yara iyileştikçe aralıklar açılır. Çoğu hastada ilk hafta içinde bir kontrol, sonrasında yaranın durumuna göre haftalık ya da on beş günlük kontroller planlanır. Kendi başınıza karar vermek yerine doktorunuzun belirlediği takvime uymanız önemlidir.
Banyo yapılabilir mi, yüzme havuzuna girilebilir mi?
Genellikle duş almak, ameliyattan birkaç gün sonra doktor onayıyla mümkündür ve hatta yara temizliği açısından faydalıdır. Ancak küvette uzun süre suda bekleme ve yüzme havuzuna girme, yara tamamen kapanana ve doktorunuz onay verene kadar önerilmez. Havuz ve deniz suyu enfeksiyon riski taşıdığı için bu konuda doktorunuzun iznini beklemeniz gerekir.
Yara yeri üstünde oturmak iyileşmeyi geciktirir mi?
Evet, yara bölgesi üzerinde uzun süre doğrudan ve sert bir zeminde oturmak, bölgeye baskı yaparak kan akımını azaltabilir ve iyileşmeyi yavaşlatabilir. Bu nedenle yumuşak bir yastık kullanmak, uzun süre aynı pozisyonda kalmamak ve ara ara pozisyon değiştirmek önerilir. Özellikle ilk haftalarda bu konuya dikkat etmek iyileşme sürecini kolaylaştırır.
Tıbbi olarak inceleyen ve onaylayan
Op. Dr. Selahattin Yitgin
Genel Cerrahi Uzmanı · Proktoloji (Makat Hastalıkları)
Ankara Gülhane Askeri Tıp Fakültesi, 1995 mezunu. GATA Haydarpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Genel Cerrahi (2000–2005). Makat bölgesi hastalıklarında 20 yılı aşkın klinik deneyime sahiptir.