Anal Fissür

Anal Fissür Ne Zaman Ameliyat Gerektirir? Karar Verirken Bilmeniz Gerekenler

Op. Dr. Selahattin Yitgin

Genel Cerrahi Uzmanı · · Güncelleme: · 10 dk okuma

Anal Fissür Ne Zaman Ameliyat Gerektirir? Karar Verirken Bilmeniz Gerekenler

Merhaba, ben Op. Dr. Selahattin Yitgin.

Tuvalete gitmek gün geçtikçe korkulan bir ana dönüştüyse, kâğıtta kan görmek sizi tedirgin ediyorsa ve aylardır kremler kullanıp sonuç alamadıysanız, bu yazıyı okurken yalnız olmadığınızı bilmenizi isterim. Makat çatlağı çok yaygın bir sorundur ve çoğu insan bu şikâyeti utandığı için uzun süre kimseyle paylaşmaz. Muayenehanemde en sık duyduğum soru, ameliyatın gerçekten gerekli olup olmadığıdır. Aşağıda anal fissür ne zaman ameliyat gerektirir sorusunu, hangi belirtilerin önemli olduğunu ve seçeneklerin birbirinden nasıl ayrıldığını sade bir dille anlatmaya çalıştım.

Kısa cevap

Anal fissürlerin (makat çatlağı) önemli bir kısmı lifli beslenme, dışkı yumuşatıcılar, oturma banyosu ve hekimin önerdiği kremlerle ameliyatsız iyileşebilir. Ameliyat, bu tedavilere düzenli uyulmasına rağmen iyileşmeyen kronik anal fissürde gündeme gelir. Aylardır süren ağrı, tekrarlayan kanama ya da çatlağın ucunda deri çıkıntısı fark ettiyseniz muayene olmanız gerekir. Karar, muayene sonrası birlikte verilir.

Bir başka deyişle ameliyat, makat çatlağında ilk akla gelmesi gereken çözüm değil, basamaklı tedavinin ilerleyen bir adımıdır. Önce yaranın neden kapanmadığı anlaşılır, ardından daha az müdahale gerektiren yöntemlerin yeterince ve doğru biçimde denenip denenmediğine bakılır. Bu yöntemlere rağmen yara açık kalıyorsa cerrahi seçenekler, olası yan etkileriyle birlikte açıkça konuşulur. Bu yazının devamında bu adımları tek tek açıklıyorum.

Fissürüm Kronikleşti mi? Hangi Belirtiler Dikkat Çeker?

Anal fissür ne zaman ameliyat gerektirir? - makat kanalının kesit çizimi
Makat kanalındaki çatlağın ve çevresindeki kas yapılarının kesit üzerinde gösterildiği temsili çizim.

Anal fissür, makat kanalının hassas iç yüzeyinde oluşan küçük bir yırtıktır. Yeni oluşan, yani akut fissür genellikle sert bir dışkılamanın ardından ortaya çıkar ve uygun bakımla kendiliğinden kapanma eğilimindedir. Ancak bazı çatlaklar iyileşemez, kenarları sertleşir ve yara derinleşir. Bu duruma kronik anal fissür denir. Kronikleşme, tedavi kararını değiştiren en önemli noktadır; bu yüzden aşağıdaki belirtileri dikkatle izlemek gerekir.

  • Tuvalet sırasında ve sonrasında süren keskin, yanıcı ağrı: Fissür ağrısı çoğu zaman cam kesiği gibi tarif edilir. Ağrının dışkılamadan sonra da saatlerce sürmesi, makat kasının spazma girdiğini düşündürür.
  • Dışkıda ya da tuvalet kâğıdında parlak kırmızı kan: Kanama genellikle az miktardadır ama her tuvalette tekrar etmesi yaranın kapanmadığını gösterir.
  • Çatlağın dış ucunda deri çıkıntısı: Halk arasında bazen hemoroid sanılan bu küçük deri parçasına nöbetçi meme denir. Uzun süredir açık olan bir fissürün tipik işaretlerinden biridir.
  • İyileşip tekrar açılan, aylardır süren yara: Birkaç gün rahatlayıp ardından yeniden başlayan şikâyetler, fissürün döngüye girdiğini gösterir.

Bu belirtiler hemoroid (halk dilinde basur) ile de karışabilir. İkisini ayırt etmek isterseniz Makatta Ağrı ve Kanama Var: Hemoroid mi, Fissür mü? 5 Soruda Kendinizi Tanıyın yazımız yol gösterici olabilir. Yine de kesin ayrım ancak muayeneyle yapılır. Muayenede çatlağın yeri, derinliği, kenarlarının durumu ve nöbetçi meme olup olmadığı değerlendirilir. Kronik anal fissür tanısı konduğunda tedavi planı, akut fissüre göre daha farklı ve çoğu zaman daha kapsamlı olur. Burada önemli olan, şikâyetin ne kadar uzun sürdüğünü ve şimdiye kadar hangi tedavilerin denendiğini hekiminizle açıkça konuşabilmektir.

Muayeneye gelmeden önce kısa notlar almanız da işinizi kolaylaştırır. Şikâyetin ilk ne zaman başladığını, kanamanın hangi sıklıkla olduğunu, hangi kremleri ne kadar süre ve nasıl kullandığınızı yazmak, değerlendirmeyi daha sağlıklı hâle getirir. Utandığınız için söylemekte zorlandığınız ayrıntıları da yazılı olarak getirebilirsiniz; hekiminiz için bu bilgiler son derece olağandır.

Fissür Neden İyileşmiyor?

Hastalarımın çoğu, düzenli krem kullandıkları hâlde fissür iyileşmiyor diye şikâyet eder. Bunun arkasında genellikle birbirini besleyen bir döngü vardır. Bu döngüyü anlamak, ameliyatın neden ve ne zaman gündeme geldiğini anlamayı da kolaylaştırır.

Aşağıda iyileşmeyi geciktiren başlıca nedenleri ayrı ayrı ele aldım. Çoğu zaman bunlardan birden fazlası aynı anda rol oynar; bu yüzden tedavi de genellikle tek bir adımdan değil, birkaç önlemin birlikte uygulanmasından oluşur.

Makat kasının aşırı kasılması

Makat kanalını çevreleyen ve istemsiz çalışan bir kas vardır; buna iç sfinkter denir. Fissürü olan birçok kişide bu kas normalden daha gergindir. Ağrı kası daha da kasar, kasılan kas yaranın bulunduğu bölgeye giden kan akışını azaltır. Yeterince kan alamayan doku da kolay iyileşemez. Yara açık kaldıkça ağrı sürer ve döngü kendini tekrarlar. Kremlerin ve botoksun amacı bu kası gevşetmek, ameliyatın amacı ise bu gerginliği daha kalıcı biçimde azaltmaktır.

Kabızlık ya da sık ishal

Sert dışkı yarayı her seferinde yeniden zorlar; sık ishal de bölgeyi tahriş ederek iyileşmeyi geciktirir. Beslenme düzeni, sıvı alımı ve tuvalet alışkanlıkları düzelmeden yalnızca kremle sonuç almak çoğu zaman zordur. Bazı kişiler ağrıdan korktukları için tuvaleti ertelerler; bu da dışkının daha sert hâle gelmesine yol açar ve çatlağın tekrar açılmasına neden olabilir.

Altta yatan başka bir durum

Fissürlerin çok büyük bir kısmı makatın ön ya da arka orta hattında yer alır. Farklı bir yerde bulunan, çok sayıda olan ya da alışılmışın dışında görünen çatlaklarda altta yatan başka bir hastalık olup olmadığını araştırmak gerekebilir. Bağırsak hastalıkları, bazı enfeksiyonlar veya başka nedenler bu tabloya eşlik edebilir. Bu nedenle uzun süredir iyileşmeyen bir yarada, tedavi seçmeden önce doğru tanının konması önemlidir. Muayenede gerekli görülürse ek tetkikler istenebilir. Bu adım, gereksiz bir ameliyatın önüne geçmek kadar, gerçekten gereken tedavinin gecikmemesi için de değerlidir.

Evde Neler Yapılabilir ve Sınırı Nerede?

Evde yapılabilecekler, anal fissür tedavisinin temelidir ve hangi yöntem seçilirse seçilsin önemini korur. Ameliyat olan bir hastanın da sonrasında bu alışkanlıkları sürdürmesi gerekir. Ancak evde bakımın neyi yapabileceğini ve neyi yapamayacağını açıkça bilmek gerekir.

  • Lifli beslenme ve yeterli sıvı: Sebze, meyve, tam tahıllar ve baklagiller dışkının yumuşak ve düzenli olmasına yardım eder. Gün içinde yeterli su içmek bu etkiyi destekler.
  • Dışkı yumuşatıcılar: Hekiminizin önerdiği lif takviyeleri ya da yumuşatıcılar, yaranın her tuvalette yeniden yırtılmasını önlemeye yardımcı olur.
  • Ilık oturma banyosu: Ilık suya oturmak makat kasının gevşemesine ve ağrının hafiflemesine katkı sağlayabilir.
  • Tuvalette ıkınmamak: Tuvalette uzun süre oturmamak, telefonla vakit geçirmemek ve zorlanmamak önemlidir.

Kremler konusunda dikkatli olmanızı isterim. Makat kasını gevşeten kremler reçeteyle ve hekim önerisiyle kullanılmalıdır; çünkü baş ağrısı gibi yan etkiler görülebilir ve doğru kullanım şekli önemlidir. Bu ilaçların nasıl etki ettiğini ayrıntılı olarak Makat Çatlağı Kremi Gerçekten İşe Yarıyor mu? Nitrogliserin ve Diltiazem Hakkında Bilmeniz Gerekenler yazımızda anlattım. Eczaneden rastgele alınan uyuşturucu ya da kortizonlu kremlerin uzun süre kullanılması ise sorunu çözmek yerine bölgedeki dokuyu inceltebilir.

Bölge hijyeni de iyileşmeyi destekler. Tuvalet sonrasında sert kâğıtla bastırarak silmek yerine ılık suyla nazikçe temizlenmek ve bölgeyi yumuşak bir havluyla kurulamak, yaranın tahriş olmasını azaltır. Parfümlü ıslak mendiller ve kokulu sabunlar bazı kişilerde hassasiyeti artırabileceği için dikkatli kullanılmalıdır.

Peki sınır nerede? Düzenli beslenme, yumuşatıcı, oturma banyosu ve hekim önerisiyle krem kullanımına rağmen şikâyetleriniz sürüyorsa, yara tekrar tekrar açılıyorsa ya da nöbetçi meme oluştuysa, evde beklemeye devam etmek çoğu zaman işe yaramaz. Bu noktada fissür büyük olasılıkla kronikleşmiştir ve tedavinin bir sonraki basamağını konuşmak için muayene gerekir. Evde bakım tedaviyi destekler; ama kronikleşmiş bir yarayı tek başına kapatmakta yetersiz kalabilir.

Bu Belirtiler Varsa Beklemeyin

Fissür çoğu zaman tehlikeli bir hastalık değildir, ancak bazı belirtiler başka bir sorunun habercisi olabilir. Aşağıdakilerden biri sizde varsa, fissür olduğunu düşünseniz bile randevu tarihini ertelemeden bir hekime başvurun:

  • Yoğun ya da durmayan kanama: Fissür kanaması genellikle azdır. Klozet suyunu belirgin biçimde kırmızıya boyayan, pıhtılı ya da durmayan kanama farklı bir nedene bağlı olabilir ve hızla değerlendirilmelidir. Bu konuda daha fazla bilgi için makat kanaması tedavisi sayfamıza göz atabilirsiniz.
  • Makatta şişlik, ateş veya akıntı: Makat çevresinde giderek büyüyen, sıcak ve zonklayan bir şişlik, ateş ya da iltihaplı akıntı; makat apsesi veya anal fistül (makat çevresinde açılan anormal kanal) gibi farklı bir duruma işaret edebilir. Bu tablolar kendiliğinden geçmez ve beklemek sorunu büyütebilir.
  • Gaz veya dışkı kaçırma: Ameliyat öncesinde ya da sonrasında yeni başlayan kontrol güçlüğü mutlaka hekiminize bildirilmelidir.
  • Kilo kaybı ve dışkılama düzeninde açıklanamayan değişiklik: Nedeni belli olmayan kilo kaybı, iştahsızlık, dışkının incelmesi ya da uzun süren kabızlık–ishal değişimi, bağırsakların daha ayrıntılı incelenmesini gerektirebilir.

Bu belirtileri yazmamın amacı sizi korkutmak değil. Makat bölgesindeki şikâyetlerin çoğu iyi huylu ve tedavi edilebilir durumlardır. Ancak tanının doğru konması, hem gereksiz endişeyi ortadan kaldırır hem de gerçekten dikkat isteyen bir durumun gözden kaçmasını önler. Utanma duygusunun sizi hekimden uzak tutmasına izin vermeyin; proktoloji muayenesi kısa sürer, mahremiyetinize saygı gösterilerek yapılır ve çoğu zaman tek bir muayene bile tablonun netleşmesine yardımcı olur.

Ameliyat mı, Botox mu, Lazer mi? Seçenekler Nasıl Karşılaştırılır?

Kronik anal fissürde tek bir doğru yöntem yoktur; seçenekler basamak basamak düşünülür ve kişinin durumuna göre seçilir. Tüm yöntemlerin ortak amacı aynıdır: gergin makat kasını gevşetmek, yaraya giden kan akışını artırmak ve çatlağın kapanmasını sağlamak. Genel bir çerçeve için Anal Fissür Tedavisi sayfamızı da inceleyebilirsiniz.

İlaç ve kremler

İlk basamaktır. Makat kasını kimyasal olarak gevşetmeyi amaçlar ve kesi gerektirmez. Dezavantajı, düzenli ve uzun süre kullanım gerektirmesi, bazı kişilerde yan etki yapabilmesi ve kronikleşmiş fissürlerde etkisinin sınırlı kalabilmesidir.

Botox

Botoxla fissür tedavisinde, makat kasına az miktarda ilaç enjekte edilerek kas geçici olarak gevşetilir. Kesi yapılmadığı için ameliyatsız bir seçenektir ve kas üzerinde kesme işlemi yapılmaz. Etkisi zamanla geçer; bu süre içinde yaranın kapanması hedeflenir. Bazı hastalarda tekrar uygulama ya da ilerleyen dönemde cerrahi gerekebilir. Ayrıntılar için Kronik Makat Çatlağı (Anal Fissür) Kaderiniz Değil: Botoxla Ameliyatsız Çözüm yazımıza bakabilirsiniz.

Lateral internal sfinkterotomi ve lazer

Klasik makat çatlağı ameliyatı olarak bilinen lateral internal sfinkterotomide, iç sfinkter kasının küçük bir bölümü kontrollü biçimde kesilerek kastaki gerginlik kalıcı olarak azaltılır. Kronik fissürde etkinliği uzun süredir incelenen bir yöntemdir; bu konudaki kronik anal fissür tedavisine ilişkin bilimsel çalışmalar (PubMed) incelenebilir. Bununla birlikte kas üzerinde işlem yapıldığı için gaz kontrolünde değişiklik gibi olası yan etkiler önceden konuşulmalıdır. Lazerle fissür tedavisinde ise sertleşmiş yara dokusu ve nöbetçi meme lazer enerjisiyle düzenlenir; uygun hastalarda tek başına ya da kas gevşetici yöntemlerle birlikte planlanabilir.

Kısacası ilaçlar en az müdahaleyi, botox geçici ama kesisiz bir gevşemeyi, cerrahi yöntemler ise daha kalıcı bir çözümü hedefler. Hangi yöntemin size uygun olduğu; fissürün süresi, daha önce denenen tedaviler, makat kası yapınız, doğum öyküsü ve beklentileriniz birlikte değerlendirilerek belirlenir. Her yöntemin olası yan etkileri ve iyileşme süreci muayenede açıkça konuşulmalıdır.

Burada bir noktanın altını çizmek isterim: Bir yöntemin bir başkası için uygun olması, sizin için de uygun olduğu anlamına gelmez. İnternette okunan deneyimler ya da çevreden duyulan tavsiyeler yol gösterici olabilir, ancak kendi durumunuzun yerine geçmez. Doğru seçim, sizin yaranızın özelliklerine ve yaşam koşullarınıza göre yapılan değerlendirmeyle ortaya çıkar.

Ameliyattan Sonra Süreç Nasıl İlerler?

Ameliyat kararı verilen hastaların en çok merak ettiği konu, işlemden sonra nasıl bir dönem geçireceğidir. İyileşme süreci kişiden kişiye, uygulanan yönteme ve fissürün durumuna göre değişir. Bu nedenle size özel beklentileri muayenede konuşmak en doğrusudur. Genel olarak ise ilk dönemde bölgede hassasiyet hissedilebilir; bu hassasiyet hekiminizin önerdiği ağrı kesiciler, ılık oturma banyoları ve dışkının yumuşak tutulmasıyla kontrol altına alınmaya çalışılır.

Ameliyattan sonra da beslenme düzeni tedavinin bir parçasıdır. Lifli gıdalar, yeterli sıvı ve gerekirse dışkı yumuşatıcılar, yaranın iyileştiği dönemde tuvaletin zorlanmadan yapılmasına yardımcı olur. Kontrol muayenelerine düzenli gelmek, iyileşmenin beklendiği gibi ilerleyip ilerlemediğini görmek açısından önemlidir. Kanama artışı, ateş, şişlik ya da kontrol güçlüğü gibi beklenmeyen bir durum fark ederseniz kontrol tarihini beklemeden hekiminize haber vermelisiniz.

İşe ve günlük hayata dönüş de kişiye göre farklılık gösterir. Masa başı çalışanlarla ağır fiziksel iş yapanların ihtiyaçları aynı değildir. Bu konuyu da ameliyat öncesinde konuşarak planlamak, sürecin daha rahat ve öngörülebilir geçmesini sağlar.

Ameliyat Kararı Verilmeden Önce Muayenede Neler Konuşulur?

Ameliyat kararı tek bir bakışla verilmez. Muayenede önce şikâyetlerinizi dinlerim: ağrının ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü, kanamanın sıklığı, tuvalet alışkanlıklarınız ve şimdiye kadar hangi tedavileri ne kadar düzenli kullandığınız. Bu bilgiler, fissürün akut mu kronik mi olduğunu anlamada muayene kadar önemlidir.

Ardından makat bölgesine dikkatle bakılır. Ağrı çok yoğunsa muayene nazik biçimde ve hastanın rahatı gözetilerek yapılır; gerektiğinde ilk görüşmede yalnızca dış bakı ile yetinilir. Çatlağın yeri, derinliği, kenarlarındaki sertleşme, nöbetçi meme ve eşlik eden hemoroid ya da başka bir sorun olup olmadığı değerlendirilir. Gerekirse ek tetkikler planlanır.

Bu değerlendirmeden sonra seçenekleri birlikte konuşuruz. Bazen tek yapılması gereken, kremin doğru kullanımını ve beslenme düzenini yeniden ele almaktır. Bazen botox makul bir ara basamak olur. Uzun süredir iyileşmeyen ve önceki tedavilere yanıt vermeyen bir kronik anal fissürde ise cerrahi seçenekleri artıları ve olası yan etkileriyle konuşmak gerekir. Kadın hastalarda doğum öyküsü, ileri yaştaki hastalarda makat kası gücü gibi kişisel özellikler bu kararı etkiler.

Önemli olan, kararı acele etmeden ve bilgilenerek vermenizdir. Aklınıza takılan her soruyu sormaktan çekinmeyin; iyileşme sürecinde neler yaşayabileceğinizi, işe ve günlük hayata dönüşte nelere dikkat etmeniz gerektiğini önceden bilmek, sürecin çok daha sakin geçmesine yardım eder.

Op. Dr. Selahattin Yitgin'in Notu

Yıllardır bu alanda çalışırken şunu çok net gördüm: Makat çatlağı yaşayan pek çok insan, şikâyetini aylarca, bazen yıllarca içinde taşıyor. Utanmak, ameliyattan korkmak ya da nasıl olsa geçer diye düşünmek çok anlaşılır duygular. Ancak beklemek çoğu zaman yarayı kronikleştiriyor ve seçenekleri daraltıyor.

Ameliyat, anal fissür tedavisinde ilk seçenek değildir; gerektiğinde, doğru hastada ve doğru zamanda başvurulan bir adımdır. Birçok hasta beslenme düzenlemesi, doğru kullanılan kremler ya da botox ile rahatlayabilir. Cerrahi gerektiğinde ise bunu, sizi dinleyerek ve tüm seçenekleri açıkça konuşarak birlikte planlarız.

Erken başvurmak, size daha fazla seçenek sunar. Şikâyetiniz bir süredir devam ediyorsa ve ne yapacağınızdan emin değilseniz, muayene ve randevu için bize ulaşabilirsiniz. Sorularınızı dinlemek ve size uygun yolu birlikte bulmak isterim. Muayene Şişli Mecidiyeköy'de yapılır; karar muayenede verilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Anal fissür ameliyatsız geçer mi?

Evet, anal fissürlerin önemli bir kısmı ameliyatsız iyileşebilir. Özellikle yeni oluşan fissürlerde lifli beslenme, yeterli sıvı, dışkı yumuşatıcılar, ılık oturma banyosu ve hekim önerisiyle kullanılan kremler çoğu zaman yeterli olur. Kronikleşmiş fissürlerde ise botox gibi ameliyatsız seçenekler de değerlendirilebilir. Hangi yolun uygun olduğu muayeneyle belirlenir.

Makat çatlağı ameliyatı gaz ve dışkı kaçırmaya yol açar mı?

Lateral internal sfinkterotomide makat kasının küçük bir bölümü üzerinde işlem yapıldığı için gaz kontrolünde değişiklik gibi yan etkiler görülebilir. Bu olasılık kişinin kas yapısına, doğum öyküsüne ve yaşına göre farklılık gösterir. Bu nedenle ameliyat öncesinde makat kası dikkatle değerlendirilir ve olası yan etkiler hastayla açıkça konuşulur. Risk taşıyan kişilerde kası koruyan seçenekler öne çıkarılabilir.

Kronik fissürde botox mu ameliyat mı tercih edilmeli?

Bu sorunun herkes için tek bir cevabı yoktur. Botox kesi gerektirmeyen ve etkisi geçici olan bir seçenektir; kalıcı kas değişikliği istemeyen ya da makat kası zayıf olabilecek kişilerde öne çıkabilir. Ameliyat ise kastaki gerginliği daha kalıcı biçimde azaltmayı hedefler. Karar, fissürün özellikleri, önceki tedaviler ve sizin beklentileriniz birlikte değerlendirilerek verilir.

Fissür ameliyatından sonra tekrar eder mi?

Hiçbir yöntem fissürün bir daha oluşmayacağını vaat edemez. Ameliyattan sonra da kabızlık, sert dışkı ya da sık ishal yeni bir çatlağa yol açabilir. Bu nedenle lifli beslenme, yeterli sıvı alımı ve tuvalette ıkınmama gibi alışkanlıkların ameliyat sonrasında da sürdürülmesi önemlidir. Düzenli kontroller, olası bir sorunun erken fark edilmesine yardım eder.

Fissür ameliyatı sonrası ne zaman işe dönülür?

İşe dönüş zamanı uygulanan yönteme, kişinin iyileşme hızına ve yaptığı işin türüne göre değişir. Masa başı çalışanlar genellikle daha erken, ağır fiziksel iş yapanlar ise biraz daha geç işe dönebilir. Ameliyat öncesinde size özel bir plan konuşulur ve kontrol muayenesinde bu plan gerekirse güncellenir. Ameliyat sonrası dönemde beslenme ve hijyen önerilerine uymak iyileşmeyi destekler.

Op. Dr. Selahattin Yitgin portresi

Tıbbi olarak inceleyen ve onaylayan

Op. Dr. Selahattin Yitgin

Genel Cerrahi Uzmanı · Proktoloji (Makat Hastalıkları)

Ankara Gülhane Askeri Tıp Fakültesi, 1995 mezunu. GATA Haydarpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Genel Cerrahi (2000–2005). Makat bölgesi hastalıklarında 20 yılı aşkın klinik deneyime sahiptir.

Son tıbbi inceleme: 23 Ekim 2026 · Özgeçmişin tamamı

İlgili içerikler

Bu konuyla ilgili diğer yazılar

Şikâyetleriniz devam ediyorsa

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir. Size özel değerlendirme için muayene gereklidir. Muayene gün ve saatlerimiz: Pazartesi – Cuma 08:00 – 18:00.

İletişim bilgileri 0555 967 15 90

Doktoru arayın — telefonu kendisi açar

0555 967 15 90

Şimdi Ara

Pzt–Cum 08:00–18:00 · Cmt 08:00–15:00

Muayene planlaması

Randevu / bilgi talebi

Formu doldurun; uygun gün ve saat için sizinle iletişime geçelim.

Telefon
Yurt dışından arıyorsanız ülkenizi seçin.